MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, ceza vermekten vazgeçilmesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, katılan sanıklar ..., ..., ... müdafiinin 19.08.2013 tarihli temyiz dilekçesi kapsamından sanık ... hakkında hakaret ve yaralama suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilmediği anlaşılmakla temyiz kapsamının sanık ... hakkında hakaret, yaralama ve tehdit; katılan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında hakaret ve yaralama; sanık ... hakkında yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu kabul edilerek ve 14/02/2011 tarihli duruşmada müşteki ... adına vekaletname sunduğu ve 23/05/2012 tarihli duruşmada davaya katılmak istediğini bildirdiği halde, katılma talebi hakkında karar verilmemesi suretiyle CMK'nın 238/3. maddesine aykırı davranıldığından, CMK'nın 237/2. maddesi gereğince suçtan zarar gören müşteki ...’in sanıklar ... ve ...’nin kendisine yönelik hakaret ve yaralama eylemleri yönünden davaya katılan, avukatının da katılan vekili sıfatıyla kabulüne karar verilerek, dosya görüşüldü:
1) Sanıklar ..., ..., ... hakkında katılan ...’a hakaret suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Sanıklar ..., ..., ... hakkında katılan ...’a hakaret suçundan açılan bir davanın bulunmadığı gözetilerek verilen kararların hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu anlaşıldığından temyiz incelemesine konu hüküm bulunmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2) Sanık ... hakkında katılan ...’a yönelik hakaret suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Sanık ... hakkında katılan ...’a yönelik hakaret suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık ... müdafiinin, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
3) Sanıklar ..., ..., ...’ye katılan ...’a yönelik yaralama; sanıklar ..., ..., ...’in katılanlar ... ile ...’ye yönelik hakaret; sanık ...’nin katılanlar ..., ..., ...’e yönelik hakaret; sanık ...’nin katılanlar ..., ..., ...’e yönelik hakaret suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanıklar ..., ... ...’nin katılan ...’a yönelik yaralama; sanıklar ..., ..., ...’in katılanlar ...ile
...’ye yönelik hakaret; sanık ...’nin katılanlar ..., ...,
...’e yönelik hakaret; sanık ...’nin katılanlar ..., ..., ...’e yönelik hakaret suçlarına ilişkin yasa maddesinde öngörülen cezaların üst sınırı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/2. maddelerine göre, suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının temyiz inceleme sürecinde gerçekleştiği anlaşıldığından katılan ... vekili, katılan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnamaye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar ..., ..., ...’ye katılan ...’a yönelik yaralama; sanıklar ..., ..., ...’in katılanlar ...ile ...’ye yönelik hakaret; sanık ...’nin katılanlar ..., ..., ...’e yönelik hakaret; sanık ...’nin katılanlar ..., ..., ...’e yönelik hakaret suçlarından açılan kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle, 5237sayılı TCK. nın 66/1-e. ve CMK'nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE,
4) Sanık ... hakkında katılan ...’a yönelik tehdit; sanıklar ..., ..., ... hakkında katılanlar ... ve ...’ye yönelik yaralama, sanıklar ..., ... hakkında katılanlar ..., ..., ...’e yönelik yaralama, sanık ... hakkında katılan ...’ye yönelik yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde ise; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Katılan ...’nin olay yerinde sanık ...’in de olduğu, kendisini yaraladığı, kendisi sağlık ekipleri tarafından tedavi edilirken tanık...’in sanığın da ismini de söyleyerek bağırdığı, ancak tanığın oğlunun arkadaşları olduğu için ifadesinde bunları söylemediğine yönelik beyanları, sanık ...’ın olay yerinde olup olmadığına dair tanık ...’ın çelişkili anlatımları ve sanık ...’ın kendisinin olay yerinde bulunmadığı ve Volkan isimli kardeşi ile karıştırıldığına dair savunması karşısında; sanık ...’ın olay yerinde olup olmadığı konusunda, tanık... ile sanık ... ve kardeşi ... yüzleştirilerek beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanık ...’in hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile sanık ... hakkında yaralama suçundan yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
b) Sanık ...’nin aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi karşısında, sanığın katılan ...’a yönelik tehdit suçunu işlediğine dair katılanın soyut beyanı dışında şüpheden uzak, kesin ve somut delillerin nelerden ibaret olduğu CMK'nın 230/1-b maddesi gereğince açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle atılı suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
c) Sanık ... hakkında katılan ...’a yönelik TCK’nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen tehdit ve sanık ... hakkında katılan ...’ye yönelik TCK’nın 86/2. maddesinde düzenlenen yaralama suçlarının uzlaşma kapsamında kaldığı, taraflara CMK’nın 253/4-5. maddesi uyarınca uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukuki sonuçları anlatılmadan, tarafların kolluk ifadesinin sonunda geçen “uzlaşmak istemiyorum” beyanı ile yetinilerek, usulüne uygun olarak uzlaşma teklifinde bulunulmaması,
d) Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde, temel ceza olarak hapis cezası belirlenip bu ceza üzerinden TCK’nın 62. maddesi uyarınca indirim yapıldıktan sonra hükmolunan 25 gün hapis cezasının, TCK’nın 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrildiği halde, gerekçede sanık hakkında tehdit suçundan tayin olunan temel cezanın 30 gün karşılığı adli para cezası olduğunun ve sehven hapis cezası yazıldığının belirtilmesi suretiyle hükümle gerekçe arasında çelişki yaratılması,
e) Sanık ...’ye ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen TCK'nın 86/3-e maddesinin uygulanması suretiyle CMK'nın 226/2. maddesine aykırı davranılması,
f) Kabule gore ise, sanıklar ..., ..., ... ile sanıklar ..., ...’nin birbirlerine yönelik olarak gerçekleştirdikleri yaralama eylemleri yönünden ilk haksız hareketin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilemediği, bu kabullerin hükmün gerekçesinde de benimsendiği, bu durumda, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında yaralama suçu yönünden TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... ve katılan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.