MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanık ... ve sanık ...’ın temyiz taleplerinin yalnızca kendileri hakkındaki mahkûmiyet hükümlerine yönelik olduğu, belirlenerek dosya görüşüldü:
Soruşturma evresinde usulüne uygun şekilde tarafların uzlaşmak istemediklerine dair beyanlarının alınmış olduğu görülmekle, müşteki sanık ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından mahkûmiyet hükümlerine yönelik tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek, temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A) Sanık ...’a yükletilen mağdur ...’ya karşı görevi yaptırmamak için direnme ile mağdur ...’a karşı kasten yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin hüküm kurulurken tekerrüre esas alınan ilam kararda gösterilmemiş ise de, infaz evresinde resen gözetilebileceği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin, 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden bu nedenle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararların açıklanan noktalarının, tebliğnameye uygun olarak, TCK'nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan, HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Müşteki sanık ...’ın hakkında mağdur ... ve müşteki sanık ...’a karşı hakaret ve sair tehdit suçları ile müşteki sanık ... hakkında müşteki sanık ...’a karşı kasten yaralama suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyizlerde ise, hükümden sonra yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 26. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinin ikinci cümlesine “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmiş olması ve görevi yaptırmamak için direnme suçunun mağduru ile hakaret, sair tehdit ve kasten yaralama suçlarının mağdurlarının faklı olduğu ve dolayısıyla birlikte işlenen suçlar olarak değerlendirilemeyecekleri, sanık ...’a atılı kasten yaralama suçu yönünden, sanığa atılı TCK’nın 86/3-e maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun şikâyete tabi olmadığı hususları gözetilerek yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Müşteki sanık ...’a atılı mağdur ...’a karşı hakaret ve sair tehdit suçlarından verilen mahkûmiyet hükümleri yönünden;
a) Soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu ve mağdur ...’ın 11/10/2010 tarihli kolluk ifadesinde, sanık hakkında şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, takibi şikayete bağlı olan hakaret ve sair tehdit suçlarında şikayet yokluğu nedeniyle CMK’nın 172/1. maddesi gereğince kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken dava açılması yasaya uygun değil ise de, açılmış bu davalarda kovuşturma şartı olan şikayetin yokluğu nedeniyle CMK’nın 223/8. maddesinin ilk cümlesi gereğince düşme kararları verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
b) Kabule göre de,
b.1) Yerel Mahkemece hükmün gerekçesinde, müşteki sanığın önce mağdur ...’a sair tehdit suçunu işlediği, olayın devamında da diğer müşteki sanık ...’a karşı sair tehdit suçunu işlediğinin kabul edilmesine karşın, müşteki sanık ... hakkında TCK’nın 43.maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b.2) Yerel Mahkemece hükmün gerekçesinde, müşteki-sanığın önce mağdur ...’a hakaret suçunu işlediği, olayın devamında da müşteki sanık ...’a ve koğuşta bulunan tüm hükümlülere karşı hakaret suçunu işlediğinin kabul edilmesine karşın, müşteki sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Müşteki sanık ... hakkında, müşteki sanık ...’a karşı kasten yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü yönünden;
a) Dosya kapsamına ve olayın oluş biçimine göre, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3) Her iki müşteki sanık hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinde, adli sicil kayıtlarına göre birden fazla sabıkaları bulunan mükerrir müşteki sanıklar hakkında, hangi ilamın tekerrüre esas alındığının denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi,
4) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
Kanuna aykırı ve müşteki sanık ... ve müşteki sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.