MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, görevi yaptırmamak için direnme, suç uydurma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi , kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
A- Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ... müdafisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B- Diğer hükümlerin temyizine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın hakkında işlem yapan müşteki polis memurları ... ve ...’a yönelik tehdit eylemlerinin bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, tehdit ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması,
b- Kabule göre de;
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde TCK’nın 62. maddesi uygulanırken yapılan hesap hatası sonucu eksik ceza belirlenmesi,
2- Müşteki ...’a yönelik tehdit suçundan kurulan hükmün temyizinde;
a- Sanığın müştekiye söylediği kabul edilen “ben yarın belli bir yerlere gideceğim, ortalığı karıştırracağım, sizi şikayet edeceğim” biçimindeki sözlerin, cümlenin bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde, sanığın müşteki hakkında bir yaptırım uygulayabilme konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmadığından, ifadelerin Anayasal şikayet hakkı kapsamında kalması karşısında, tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
b- Kabule göre de;
Hükümlerden sonra 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren, 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik CMK'nın 253. maddesinin maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağının hüküm altına alındığı, somut olayda görevi yaptırmamak için direnme, hakaret ve suç uydurma suçları ile tehdit suçunun aynı mağdura karşı işlenmemeleri karşısında, CMK’nın 253. ve devamı maddeleri uyarınca tehdit suçu yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Suç uydurma suçundan kurulan hükmün temyizinde ise;
a- TCK'nın 271. maddesinde düzenlenen suç uydurma suçunun oluşabilmesi için, failin işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmesi veya işlenmeyen bir suçun delil ya da emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurması gerekir. Uydurulan suçun atıldığı kişilerin belirlenebilir olması halinde ise, TCK'nın 267. maddesinde düzenlenen iftira suçu oluşur.
Somut olayda sanığın yurdunda arama yapan polis memurları ve adliyede görüştüğü Cumhuriyet Savcısı hakkında çeşitli isnatlarda bulunduğu ve bu kişilerin belirlenebilir olması karşısında sanığın eyleminin TCK'nın 267. maddesinde düzenlenen zincirleme iftira suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi;
b- Kabule göre de;
Sanığın, bir suç işleme kararı kapsamında, değişik zamanlarda eylemini gerçekleştirmesi karşısında, TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken iftira suçu yönünden 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.