MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme,hakaret,kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre suçtan zarar gören ve CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen, soruşturma aşamasında sanıklardan şikayetçi olduğunu belirten müşteki ...’a davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de, temyiz dilekçesinin kapsamı karşısında, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca müşteki ...’ın davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1- Sanık ...’a yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın eylemini birden fazla kamu görevlisine karşı aleni yerlerden olan caddede gerçekleştirmesine rağmen, hakkında TCK’nın 43/2, 125/4, adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası olmasına rağmen, TCK’nın 58. maddelerinin uygulanmamasının aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sanık ...’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanıklar ..., ...,...,..., ...,..., ..., ...,..., ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen beraat kararlarının incelenmesinde,
Beraat kararlarının dayanağını oluşturan uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 230/2 ve 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, katılan ...’ın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, bu nedenle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararların açıklanan noktalarının; tebliğnameye kısmen uygun olarak, hüküm fıkralarına "CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca" ibarelerinin eklenmesi suretiyle HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunmasına rağmen TCK’nın 58. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak,
a) Sanığın, eylemini birden fazla görevliye işlemesine karşın, hakkında TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanığın lehe hükümlerin uygulanması talebinin, TCK’nın 50. maddesindeki hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesini de kapsadığı gözetilerek, CMK’nın 230/1-d maddesi uyarınca, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
c) Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak, TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ...’ın temyiz nedenleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.