SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, hakaret
SUÇ TARİHLERİ : 11/11/2013-15/02/2014-20/02/2014
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre, sanık ... müdafisinin sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen düşme kararına yönelik temyiz talebi bulunmadığı anlaşılmakla ve gerekçeli karar başlığında ...’ın sanık sıfatının katılan sanık olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
1) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararına karşı, yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, katılan ... vekilinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2) Katılan ... vekilinin sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen beraat kararının temyizinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
3) Katılan ... vekilinin sanıklar ... hakkında hakaret, tehdit ile ... hakkında tehdit ve 20/02/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kasten yaralama suçlarından verilen beraat kararlarının temyizinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ...’ın yargılandığı aynı davada kasten yaralama suçundan düşme kararı verilmiş olması ve sanık ...’ın yargılandığı aynı davada hakkında kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olması karşısında, sanıklar müdafisi tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, sanıklar hakkında verilen beraat kararları nedeniyle ayrıca vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararların açıklanan noktasının; tebliğnamaye kısmen uygun olarak, vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkralarından “ Katılan sanık ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre belirlenen 1.800 TL vekalet ücretinin devlet hazinesinden alınarak katılan sanık ...'e verilmesine,” ve “Katılan sanık ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre belirlenen 1.800 TL vekalet ücretinin devlet hazinesinden alınarak katılan sanık ...'e verilmesine,” ibarelerinin çıkarılması biçiminde HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.