MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- 5237 sayılı TCK’nın 184. maddesinin 12/10/2004 tarihinde yürürlüğe girmiş olması, sanığın aşamalardaki ifadelerinde suça konu yerlerin 2005 yılından önce yapıldığı şeklinde beyan etmesi karşısında; suç tarihinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması açısından mahallinde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak, taşınmaza komşu binalarda oturanların tanık olarak dinlenmeleri ve ilgili yere ait hava fotoğrafları da temin edilip, imalatdaki eskime, yıpranma, kabarma, dökülme ve korozyon durumları gibi yıpranma oranını da içeren teknik verilere göre bilirkişi raporu alınıp inşaatın yapım tarihinin tespit edilmesi, anılan kanunun 184/4. maddesi uyarınca imar kirliliğine neden olma suçunun oluşabilmesi için binanın belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerde olması gerektiği, mücavir alanda bulunması halinde ise suçun oluşmayacağı gözetilerek, dava konusu yerin belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerde kalıp kalmadığının araştırılması, bu imalatların 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesindeki bina vasfında ya da idari para cezasını gerektirir projeye aykırı bina içi tadilat niteliğinde olup olmadığı konularında teknik verilere uygun bir şekilde bilirkişiden rapor alınması, imalatların yapım tarihinin kesin olarak tespit edilip, tüm deliller toplandıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin karar verilmesi,
2) Hükümden sonra 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’in temyiz nedenleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 31/05/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.