MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafisi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK'nın 184/1. maddesinde "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan ve yaptıran" kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup, İmar Kanunu'nun 5. maddesinde de bina kavramının "Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanmıştır.
Somut olayda sanığın inşaatı temelinden yapmadığına dair savunması araştırılarak, sanığın eylemlerinin İmar Kanunu'nun 5. maddesi kapsamında bina vasfında olup olmadığı, eylemlerin binanın statiğini bozup bozmadığı ve yeni alan kazandırıp kazandırmadığı konularında teknik ve bilimsel verilere dayalı rapor alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanığın savunması ve dosya kapsamına göre; sanık hakkında aynı bina ile ilgili olarak ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/330 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığı ve verilen mahkumiyet kararının sanık müdafisinin temyizi üzerine bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, derdest ise her iki dava birleştirilerek, birleştirme olanağının bulunmaması durumunda ise getirtilip incelenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Kabule göre de;
Hükümden sonra 18/05/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.