MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 2017/Bşk-373 esas ve 2017/393 karar, 2017/Bşk-296 esas ve 2017/316 karar ve benzeri yerleşik kararında da vurgulandığı üzere, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 6110 sayılı Kanunla değişik 14. maddesi uyarınca hazırlanıp, tebliğname tarihi itibarıyla uygulanması gereken 30/01/2019 tarih ve 2019/1 sayılı iş bölümünün; "Yargıtay Ceza Daireleri iş bölümü Ortak Hükümler" kısmının ikinci maddesinde;
"Bu iş bölümündeki düzenlemeler, yürürlüğe girdiği tarih dahil olmak üzere tebliğnamesi bu tarihten sonra tanzim olunan işler için geçerli olup, temyiz incelemesi bu iş bölümüne göre görevli bulunan ceza dairesi tarafından yapılır."
Dördüncü maddesinde; "Ceza Daireleri, yürürlük tarihinden önce kendisine gelen ve daha önceden gelip de bozma ya da her ne suretle olursa olsun daire dışına gönderilen işleri sonuçlandırır. İşin birden fazla dairece temyiz incelemesinin yapıldığı hallerde ise temyiz incelemesi, işi daire dışına en son gönderen dairece yapılır.
Daha önce başka dairelerde görülmekte olup da dairesi değiştirilen dava dosyaları mevcut hâlleriyle ilgili daireye/dairelere gönderilir. Bu iş bölümünün yürürlüğe girmesinden önce Yargıtay incelemesinden geçmiş ya da geri çevirme kararına konu olmuş bulunan dosyaların, tekrar Yargıtay’a gelmesi halinde yada olağanüstü yasa yollarından kaynaklanan taleplerde inceleme bu iş bölümüne göre görevli daire/daireler tarafından yapılır." hükmü getirilmiştir.
2019/1 sayılı iş bölümüne göre bir dairenin bozma ya da her ne suretle olursa olsun daire dışına gönderdiği ve kendi görev alanına girmeyen bir suça yeniden bakma zorunluluğu, bu suçun dairenin temyizen inceleme görevine giren suç ile birlikte geri gelmesi durumunda söz konusu olacaktır.
Bu açıklamalar ışığında yapılan incelemede;
Sanıklar ..., ..., Eyyüp Şarlı ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve rüşvet suçlarından, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve rüşvet suçlarından açılan kamu davalarında, sanıkların suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan beraatlerine, tüm sanıkların eylemlerinin değişen suç vasfı nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyetlerine karar verildiği, anılan hükümlerin ... ve ... dışındaki tüm sanıkların müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edildiği,
Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 28/02/2019 tarihli, 2017/877 esas ve 2019/2651 sayılı kararıyla; sanıklar hakkında rüşvet alma ve verme suçlarından kamu davası açıldığı, 3628 sayılı Yasanın 17 ve 18. maddelerine göre Hazine ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının bu suçların zarar göreni oldukları, bu sıfatlarının gereği olarak CMK'nın 234/1-b maddesi gereğince kovuşturma evresinde sahip oldukları davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmeleri için Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığının dava ve duruşmalardan haberdar edilmeleri gerektiği, diğer yandan aynı Kanunun 260/1. maddesine göre de kamu davasından haberdar edilmemiş bulunup da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olanların kanun yollarına başvurma haklarının bulunduğu gözetilerek hükmün bildirilmesinin gerektiği, ancak dosyada Hazine ile ilgili Bakanlığın duruşmadan haberdar edildiklerine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığının anlaşılması karşısında; evvela davanın ve hükmün Hazine ile İçişleri Bakanlığına bildirildiğini ve ayrıca hükmün sanık ...'a tebliğ edildiğini gösteren bilgi ve belgeler var ise dosya içine konulmasından, aksi halde anılan tebligat noksanlıklarının giderilmesi ile tebellüğ belgelerinin ve verildiği takdirde temyiz ve cevap dilekçelerinin eklenmesinden, hükmün temyiz edilmesi halinde ise bu konuda ek tebliğname düzenlenmesinden ve Yargıtay C.Başsavcılığının 13/02/2017 tarih ve 9-2014/350855 sayılı tebliğnamesinin sanıklar Eyüp Şarlı ve ... müdafilerine tebliğ edilmesinden sonra iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdine, karar verildiği,
Tevdi kararı sonrasında eksik tebligatların tamamlandığı, rüşvet suçundan açılan kamu davasında sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararlarına ve suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma suçundan beraat kararlarına yönelik, zarar gören Maliye Hazinesi vekilinin hükümleri temyizi üzerine, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 10/09/2020 tarihli, 2019/7087 esas ve 2020/12166 sayılı kararıyla; temyiz incelemesi yapma görevinin Yargıtay 9. Ceza Dairesine ait bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği,
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23/12/2020 tarihli 2020/8483 esas, 2020/2812 sayılı kararıyla, Yargıtay Kanununa 6572 sayılı Kanunun 27. maddesi ile eklenen geçici 14. madde uyarınca oluşturulan Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girip 28/01/2020 tarihi itibarıyla uygulanmaya başlanan ve 2020/1 sayılı iş bölümü kararı ve tebliğnamenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre; temyiz incelemesi yapma görevinin Yargıtay 4. Ceza Dairesine ait bulunduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiği görülmüştür.
Açıklandığı üzere Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun yerleşik kararları da dikkate alınarak, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 28/02/2019 tarihli, 2017/877 esas ve 2019/2651 sayılı kararıyla tebligat eksikliklerinin giderilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi kararıyla daire dışına gönderilen dosyada, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin görev alanına giren suçtan mahkumiyet kararı da bulunduğu dikkate alınarak, temyizen inceleme görevinin Yargıtay 5. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşılmakla,
Meydana gelen görev uyuşmazlığının çözülmesi için dosyanın Yüksek CEZA DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 10/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.