KARAR
Hakaret suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/4, 129/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 600,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2016 tarihli ve 2015/437 esas, 2016/147 sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 12/10/2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/4, 129/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 600,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/01/2019 tarihli ve 2018/960 esas, 2019/55 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında;
“5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki hüküm nazara alındığında,
Somut olayda, sanık hakkında verilen Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 22/03/2016 tarihinde kesinleştirildiği, anılan kararın sanık müdafinin yüzüne karşı verildiği ve temyiz talebinde bulunulduğu, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 05/10/2020 tarihli ve 2020/9118 esas, 2020/12542 karar sayılı ilâmında yer alan ''..Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun'un 231/12. maddesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla..'' şeklindeki gerekçe ile anılan suçtan dosyanın mahalline iade edilmesini müteakip, sanık müdafinin 15/03/2016 havale tarihli temyiz dilekçesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itiraz mahiyetinde değerlendirildiği, itirazın reddine ilişkin Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/11/2020 tarihli ve 2020/1362 değişik iş sayılı kararının verildiği, Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 18/11/2020 tarihinde tekrar kesinleştirildiği ve 5 yıllık sürenin bu tarihte başladığı anlaşılmakla, sanığın 12/10/2017 tarihinde işlediği basit yaralama suçunun denetim süresinde işlenmediği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanarak mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:,
5271 sayılı CMK’nın “hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlığını taşıyan 231. maddesinin 8. fıkrasında; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur." 11. fıkrasında; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelere göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve bu süre içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi halinde hüküm açıklanacaktır.
İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, mahkemece sehven 22/03/2016 tarihinde kesinleştirilen hükmün, denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle açıklanmasına karar verilmiş ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 05/10/2020 tarih, 2020/9118 E., 2020/12542 K. sayılı ilamıyla hakaret suçu yönünden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığından bahisle dosyayı mahalline iade ettiği, bunun üzerine Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/11/2020 tarihli ve 2020/1362 değişik iş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği, ikinci suçun ise, söz konusu kararın kesinleşmesinden önce 12/10/2017 tarihinde işlendiğinin anlaşılması karşısında; denetim süresinin işlemeye başlamadığı dönemde işlenen suç nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1-Hakaret suçundan sanık ... hakkında, Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/01/2019 tarih, 2018/960 esas, 2019/55 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA;
2-CMK'nın 309/4-b maddesi gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 31/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy