MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜMLER: Beraat
KARAR
Tebliğname tarihine, temyizin kapsamına, 6572 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile değişik Yargıtay Kanunu’nun geçici 14. maddesi uyarınca oluşturulan Birinci Başkanlık Kurulu’nun hazırlamış olduğu işbölümü kararına göre,
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 2018/bşk-118 E. - 2018/180 K. ve 2017/bşk-323 E.- 2017/343 K. ile 2017/bşk-360 E - 2017/380 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, Yargıtay Kanunu'nun Ceza Dairelerinin görevini düzenleyen 14/3. maddesinin (a) bendi; "Daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda açıklamaya itibar edilir" şeklinde iken, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle (a) bendi "Daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkûmiyet dışındaki kararlarda ise iddianame veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır" şeklinde değiştirilmiştir.
İncelemeye konu olayda; sanık hakkında TCK’nın 103/1.b, 103/3, 43/1, 53/1, 53/2 maddeleri uyarınca çocuğun basit cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında, Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/06/2012 tarih ve 2013/551 esas ve 2014/557 sayılı kararıyla, eylemin TCK 103/6. maddesi kapsamında da kaldığı ve bu maddedeki ceza miktarı ile 6545 sayılı Yasanın 59.maddesi ile değişik TCK'nın 103/1. maddesinde yapılan değişiklikteki ceza maddesindeki cezanın üst sınırı da nazara alındığında ceza miktarının üst sınırına göre bu suça bakma görevinin Ağır Ceza mahkemesinin görev kapsamında kaldığından bahisle görevsizlik kararı verildiği, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/04/2015 tarih ve 2014/539 esas ve 2015/163 sayılı kararıyla, mağdurların sadece çıplak fotoğraflarının çekilmesi iddiasının bu kapsamda olmayıp, Yargıtayın içtihatlarında da belirtildiği üzere (örn: Y.12.CD.nin 2012/32005 esas, 2013/15770 karar sayılı 10/06/2013 tarihli içtihadı) 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesi kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında olduğu, iddianame anlatımında sanığın mağdurların vücutları üzerinde şehevi nitelikte, cinsel arzusunu tatmin amacına yönelik bir kastından ve hareketinden bahsedilmediği, iddianame anlatımına göre sanığın zincirleme şekilde mağdurların sadece çıplak fotoğraflarını çekmek şeklinde nitelendirilen iddia konusu eylemlerinin, mağdurların özel hayatlarının gizliliğini ihlal suçuna ilişkin TCK'nın 134/1, 43/1. maddeleri kapsamında Asliye Ceza Mahkemesi'nin görev alanına girdiği gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verildiği,
Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesiyle, Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyle, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 09/09/2015 tarih ve 2015/8303 esas, 2015/13922 sayılı kararıyla yerinde görülmeyen Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2014 gün ve 2013/551 E. 2014/557 K. sayılı yerinde görülmeyen görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği,
Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/03/2016 tarihli, 2015/528 esas ve 2016/77 sayılı kararıyla, TCK 134/1. maddesindeki özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden arındırılmış kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın beraatine karar verildiği görülmekle yapılan incelemede;
Sanığın atılı suçtan beraati kararına karşı, katılan vekilinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesinde "iddianamedeki ve iddianame yerine geçen 22/04/2015 tarihli görevsizlik kararındaki anlatımın içeriğinden TCK'nın 134. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yanı sıra TCK'nın 226. maddesinin 3. fıkrasında tanımlanan müstehcenlik suçundan da dava açıldığı…" şeklinde iddianamedeki nitelendirmeyle uyuşmayan gerekçeyle görevsizlik kararı verilmiş ise de, tebliğname tarihi itibarıyla katılanın temyiz talebinin kapsamı karşısında, ceza dairelerinin görevinin belirlenmesinde esas alınması gereken hüküm, sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan verilen beraat hükmüdür.
Yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere sanık çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kamu davası açıldığı, Bakırköy 14. Ağır ceza Mahkemesinin 22/04/2015 tarih ve 2014/539 esas ve 2015/163 sayılı kararıyla iddia konusu eylemlerinin, mağdurların özel hayatlarının gizliliğini ihlal suçuna ilişkin TCK'nın 134/1. maddesi kapsamında olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 09/09/2015 tarih ve 2015/8303 esas, 2015/13922 sayılı kararıyla aksi yöndeki Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırıldığının anlaşılması karşısında, değişen suç vasfı nedeniyle Yerel Mahkemece eylemin TCK'nın 134. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu şeklindeki nitelendirme sonucu sanığın beraatine karar verilmiş olması nedeniyle, temyiz incelemesinin 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca yetkili ve görevli olan Yargıtay 12. Ceza Dairesince yapılması gerektiği anlaşıldığından, meydana gelen görev uyuşmazlığının çözülmesi için dosyanın YÜKSEK CEZA DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 10/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi..
Full & Egal Universal Law Academy