MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/890 E. 2022/1400 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin; sanığın üzerine atılı suçu işlemediği, sadece olay yerinde bulunan polislerin beyanları esas alınarak mahkumiyet kararı verildiği, polisler ile sanık arasında hakaret suçundan başka bir dava dosyası bulunduğu, bu nedenle taraflar arasındaki husumetin dikkate alınmadığı, eksik incelemeyle verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu, cezai ehliyetin bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, lehe hükümlerin hukuka aykırı şekilde uygulanmadığı, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Cumhurbaşkanına hakaret ile kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunun işlenmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 299. ve 125. maddeleri ihlal edilmesine karşın, eylemin tek olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi gereğince daha ağır hüküm içeren 5237 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca hüküm kurulmasının gerekmesi ve dosya kapsamından sanığın aynı olayda birbirinin devamı niteliğinde eylemleriyle, olay günü görevli polislere hakaret etmesi nedeniyle soruşturma ve kovuşturmanın ayrı yürütüldüğünün anlaşılması karşısında, bahse konu dava dosyasının (Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/163896 soruşturma numaralı dosyası) akıbeti araştırılarak mümkün olması hâlinde birleştirilmesi, aksi hâlde usulüne uygun şekilde dava dosyasının incelenmesi ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek, fikri içtima ve mahsup hükümleri de nazara alınıp sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Sanık müdafiinin kovuşturma aşamasında dosyaya sunduğu tedavi için alınan reçete çıktılarında "karışık anksiyete ve depresif bozukluk" "orta depresif nöbet" şeklinde rapor kayıtları bulunduğu anlaşılmakla, eylemini gerçekleştirdiği sırada 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı konusunda yöntemince rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.12.2025 tarihinde karar verildi.