MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/237 E., 2023/947 K.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bozma üzerine, sanık hakkında yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararı ile hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Tebliğnamede gerekçe ile hüküm kısmında çelişki bulunması ve tekerrüre esas alınan ilam ile ilgili olarak yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulduğu anlaşıldığından, hükmün kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti nedeniyle bozma yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mağdurların şahıslara yönelik bir şey söylemediğine, yapılan uygulamaya tepki niteliğinde ifadeler olduğuna, kendisine yapılan haksız uygulamanın, hukukun yasaların en ... ilkesine aykırı olarak aşağılayıcı ve ... kırıcı bir tutum olmadığını söylemenin zor olduğuna, bu nedenlerle ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Tebliğnamede 1. no'lu bozma talebi yönünden aleyhe temyiz olmadığından, 2 no'lu bozma talebi yönünden ise sanığın tekerrüre esas sabıkası ile ilgili olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararı gereğince, sanığın yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunması üzerine İstanbul (kapatılan) 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nce önceki hükmün onaylanmasına dair verilen 14.12.2022 tarih, 2022/262 Esas, 2022/527 sayılı kararın, temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 11.01.2024 tarih, 2023/8782 Esas, 2024/884 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşıldığından Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın savunmalarına, 05.06.2013 ve 10.06.2013 tarihli dilekçe içeriklerine göre sanığın atılı suçu işlediğine, yasal engel ve sabıka kaydına göre koşulları oluşmadığından hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50., 51. ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Hükmün gerekçe kısmında, sanığın yazdığı 05.06.2013 ile 10.06.2013 tarihli iki dilekçe içeriğinde yer alan sözlerinde hakaret niteliğinde olduğu kabul edilmesine karşın, hüküm kısmında 05.06.2013 tarihli dilekçe içeriğindeki sözlerle hakarette bulunduğu kabul edilerek hüküm kurulmak suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturmuş ise de sanığın iki dilekçe içeriğindeki sözlerle farklı zamanlarda hakaret suçunu işlediğinin kabulü halinde ise, 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a, 43/2. maddesi uyarınca hükmedilen cezanın ayrıca, 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırılması ve mağdur sayısı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin tatbiki sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümde, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2025 tarihinde karar verildi.