İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
ASIL KARAR TARİHİ : 15.11.2023
EK KARAR TARİHİ : 21.12.2023
SAYISI : 2023/2542 E., 2023/2922 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında hakaret suçundan verilen hüküm ve görevi yaptırmamak için direnme suçuna ilişkin temyiz isteminin reddine dair ek kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile sanık müdafiinin temyiz başvurusu hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden "temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine" karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı eylemleri gerçekleştirmediğine, şikayetçi ve katılan beyanlarının çelişkili olup adli rapor ile desteklenmediğine, davaya konu sözlerin şikayetçi ve katılanların kişiliklerine yönelik olmayıp yaptıkları işe ilişkin olduğuna, adli para cezalarının tekerrüre esas alınamayacağına ve ek kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Olay tutanağı, şikayetçi ve katılan beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda sanığın atılı suçu işlediğine, davaya konu sözlerin katılan ve şikayetçilerin onur, şeref ve saygınlıklarını rencide edici nitelikte olup hakaret suçunun unsurlarını oluşturduğuna ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmakla temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Temyiz İsteminin Reddine Dair Ek Karar Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile aynı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun'un 296/1. maddesinde ilgili bölümünde yer alan; "... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder." şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B. Hakaret Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Beykoz 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2026 tarihinde karar verildi.