MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1707 E., 2025/1498 K.
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ve esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın yurt dışına kaçmak için teknede bulunduğuna, sanığın diğer sanıklarla iletişiminin tespit edilemediğine, şüpheden sanığın yararlanacağına ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın turizm amaçlı tekneyi kiraladığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.
3. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığa yönelik atfı cürüm bulunduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanığın istihbarata haber elemanı olarak çalıştığına, menfaat temini söz konusu olmadığına , mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.
4. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, hukuka ve hakkaniyet aykırı olarak sanığın beyanlarına itibar edilmediğine, şüpheden sanığın yararlanacağına ilişkindir.
5. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın samimi beyanlarda bulunduğuna, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, ceza hesaplamasında hata yapıldığına ilişkindir.
6. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemi; yurt dışına çıkmak için sanık ... ile anlaştığına, maddi durumu olmadığına ilişkindir.
7. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın maddi menfaat elde etmediğine, yurt dışına kaçma amacıyla olay yerinde bulunduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, takdiri indirim uygulanması gerektiğine, tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık savunması, PTS kayıtları, kamera kayıtları, bilirkişi raporu, olay tutanağı, göçmen şahısların beyanları ve tüm dosya kapsamından, sanığın mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen göçmen kaçakçığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ile ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine, sanıkların savunmaları, PTS kayıtları, kamera kayıtları, telefon inceleme tutanağı, bilirkişi raporu, olay tutanağı ve göçmen şahısların beyanları karşısında, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanık ... ve müdafiinin atılı suçun işlenmediği yönündeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiş, sanık ... hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden daha az cezayı içeren ilam tekerrüre esas alınmış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmıştır.
Ancak;
Sanıklara ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 79/2-a maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226/2. maddesine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ile ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafileri ile sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Çeşme 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, sanıklar ... ve ...'nın göçmen kaçakçılığı suçuna iştirak edip etmediği noktasındadır.
Her iki sanığın tüm aşamalarda atılı suçlamayı işlemedikleri yönündeki ısrarlı, değişmeyen tutarlı savunmaları, diğer sanıkların eylemlerine sanıklar ... ve ...'un iştirak ettiğine dair herhangi bir anlatımlarının olmaması, suçun konusunu oluşturan göçmenlerin her iki sanığın eyleme iştirak ettiklerine dair anlatımlarının bulunmaması, sanıklar arasında atılı suçlamaya delil oluşturacak herhangi bir telefon bağlantısının bulunmaması ve tüm dosya içeriği bir arada değerlendirildiğinde şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanıklar ... ve ...'nın beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan, mahkumiyet kararının bozulması yerine onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.