MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/329 E., 2019/714 K.
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Bozma üzerine, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; atılı suçlamaları kabul etmediğine, katılanın tahrikleri nedeniyle mesajların gönderildiğine, usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Sanık hakkında, suç tarihi 06.12.2012 ve 03.01.2013 olan hakaret ve tehdit eylemleri nedeniyle, 16.07.2013 tarihli iddianame ile suç tarihi 26.04.2013 ve 14.05.2013 tarihi olan eylemleri nedeniyle ise 04.11.2013 tarihli iddianame ile tehdit ve hakaret suçlarından kamu davaları açıldığı ve aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle davaların incelemeye konu dosya üzerinde birleştirildiği, ikinci iddianamedeki suç tarihlerinin ilk iddianame tarihinden sonra olması halinde hukuki kesinti oluşacağı ve yeni suç oluşacağı, birleştirilen davaya konu eylemlerin ise ilk iddianame tarihinden önce gerçekleştiği, böylece hukuki kesinti gerçekleşmeksizin sanığın katılana karşı değişik zamanlarda hakaret ve tehdit suçlarını işlemesi nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak hakaret ve tehdit suçlarından bir kez cezalandırılmasının gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmesi,
2.Kabule göre de,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5/1 (d) maddesinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle bozmayı gerektirmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.03.2025 tarihinde karar verildi.