MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1540E. 2025/1454K.
SUÇLAR : Fuhuş, insan ticareti
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında insan ticareti ve fuhuş suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilip, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar ..., ..., ... ile ... hakkında fuhuş ve insan ticareti ,sanık ... hakkında insan ticareti suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet ve sanık ... hakkında insan ticareti ve fuhuş suçlarından verilen mahkumiyet ve mağdur ...'ya yönelik insan ticareti ve fuhuş suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ...'ın temyiz isteği, atılı suçlamaları kabul etmediğine, mağdur tarafından iftiraya uğradığına, baskı altında beyanda bulunduğuna, mağdur edildiğine, bu nedenle hükümlerin bozulması talebine,
2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozulması talebine,
3.Sanık ...'ün temyiz isteği; atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, kanıya varılarak ceza verilemeyeceğine, bu nedenlerle hükümlerin bozulması talebine,
4.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; bozma üzerine tüm sanıklar dinlenilmeden ve savunmaları alınmadan hükümlerin kurulduğuna, mağdur beyanı dışında müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hükümlerin kurulduğuna, bu nedenlerle bozulması talebine,
5. Sanık ...'nın temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı kararın bozulması talebine,
6. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, mağdurun anlatımları dikkate alındığında müvekkilin mağdurla hiçbir irtibatının bulunmadığına, bu nedenle atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, kabul edilse dahi insan ticareti ile fuhuş suçu arasında fikri içtima hükümlerinin uygulanması gerektiğine, bu nedenlerle hükümlerin bozulması talebine,
7.Sanık ...'ın temyiz isteği; atılı suçlamaları kabul etmediğine o tarihte Türkiye'de bulunmadığına, kendisine iftira atıldığına, olaylara dahil edildiğine, hakkında ifade veren kimseyi tanımadığına, bu nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yöneliktir.
8.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, dosya kapsamında müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair somut ve her türlü şüpheden uzak delilin varlığından bahsedilemeyeceğine, bozma sonrasında tüm sanıklar dinlenilmeden ve savunmaları alınmadan hüküm verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, 8. eylem için usulüne göre açılmış bir dava bulunmadığına, mağdur beyanı dışında delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine, kovuşturmanın genişletilmesi taleplerinin reddedilerek eksik inceleme ile hükümlerin verildiğine, bu nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine,
9. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; hükümlerin soyut gerekçelerle verildiğine, müvekkilinin atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, kolluk kuvvetleri tarafından alınan mağdur beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, tape kayıtlarının kanuna aykırı olarak elde edildiğine, bu nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yöneliktir.
10. Sanık ...'ün temyiz isteği; atılı suçlamayı kabul etmediğine, mağduru hiçbir şekilde tanımadığına, mağdurun kopyala yapıştır şeklinde alınan beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine, bu nedenlerle hükmün bozulmasına,
11.Katılan Kurum vekilinin temyiz isteği; sanık ... hakkında insan ticareti ve fuhuş suçlarından verilen beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine, sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğine ve lehlerine vekalet ücreti verilmesi taleplerinin bulunduğuna,
Bu nedenlerle hükümlerin bozulması taleplerine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda Bölge adliye mahkemelerinin Kanunda sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda İlk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında; sanıklar hakkında atılı suçlardan yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince Kanunda sınırlı olarak sayılan haller arasında düzenlenmeyen bir sebepten dolayı bozma kararları verildiği, bu kapsamda Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılıp taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar ..., ...,... müdafii, ... ile müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ile katılan Kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.02.2026 tarihinde karar verildi.