(818 S. K. m. 41, 49)
(... Dava Danıştay'ca verilen yürütmenin durdurulması ve iptal karalarının davalı Bakan tarafından uygulanmaması nedenine dayanan manevi tazminat isteğine ilişkindir...)
... Ancak; dava davalı bakanın kişisel kusuruna dayanılarak açılmış bir manevi tazminat davasıdır. Bu nitelikteki bir dava ise kaynağını BK.nun 49. maddesinden almaktadır. Bilindiği gibi, BK.nun 49.maddesi hükmüne dayanılarak manevi tazminata hükmedilebilmek için, dayanılan olayda BK.nun 41. maddesinin tüm öğelerinin ve buna ilaveten özellikle ağır kusur ve ağır zarar koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Olayımızda ağır kusur ve hukuka' aykırılık bağının gerçekleştiği kuşkusuzdur. Ne var ki bu davada mahkeme, davalının gerçekleşen ağır kusurlu davranışı sonunda, davacının üniversiteler arası seçme sınavında, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü'ne girebilecek puanı aldığı ve bu enstitüye başvurduğu halde, davalı Bakanın kendisini ikinci bir giriş sınavına tabi tutmak istemesi yüzünden bu yüksek okula giremediğini tespit etmesi gerekirdi. Yerel mahkemenin ise bu konu üzerinde hiç durmadığı anlaşılmaktadır. Oysa, davalının haksız eylemi yüzünden davacının böyle bir zarara uğradığı yönü kesin olarak tespit edilmedikçe, haksız eylemin ağır zarar unsurunun gerçekleştiği anlaşılmadıkça davacının manevi tazminat istemesine yasal olanak yoktur. Nitekim, davacı da dava dilekçesinin ikinci sahifesinin 2. paragrafında davasını yukarıda anılan maddi olguya dayandırmıştır. O halde ve üstelik orman mühendisi olan davacıya bu iddiasını ispat imkanı tanınması ve hasıl olacak sonuç uyarınca, davalının hukuka aykırı davranışı nedeniyle davacının gerçekten bir zarara uğramış olup olmadığının tespiti gerekirdi. Mahkemece davalının gerçekleşen davranışı yüzünden ne şekilde bir zarara uğradığı saptanmaksızın davacı yararına manevi tazminata hükmedilmiş olması yasaya aykırıdır.
Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy