(818 S. K. m. 42)
Dava ve Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir yolsuzluk görülmemesine göre temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı vekili, dava dilekçesinde zarar kalemlerini ayrıntılı göstermemiş, (Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/207 D.İş sayılı dosyasında alınan delil tesbit raporuna dayanmıştır. Bilirkişi İlhan Artüz, Prof. Dr. Mutlu Sümer ve Doç. Dr. Derin Orhan 24.11.1980 günlü raporlarının 6. sayfasında, davacı Belediyenin 1.331.400 lira rüsum kaybı zararı olduğunu, kronik etkiler sonucu ortaya çıkacak ilave rüsum kaybının şu anda hesabının mümkün olmadığını belirtmişlerdir. Davacı, belirlenen rüsum kaybını istemiş, yerel mahkeme ise; denize akan akaryakıt nedeniyle bir müddet balıkhaneye az balık geldiğini, bu suretle belediyenin zarara uğradığını, rüsum kaybı olduğunu bildirmiş ise de bu olayla ilgisini ispatlayamamış ve iddiası ile ilgili delillerini ibraz edememiştir diyerek rüsum ile ilgili isteği de reddetmiştir.
Taraflarının farklılığı nedeniyle bu davada kesin hüküm teşkil etmeyen ancak aynı olay ve etkilerini inceleyen, örneği dosyada bulunan Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980, 795-409 sayılı 24.6.1983 günlü kararı, bu dava yönünden güçlü delilidir. Gerek bu raporda ve gerekse davacı Belediye tarafından yaptırılan delil tesbitinde bilirkişiler tarafından düzenlenen 24.11.1980 günlü raporun 4, 5 ve 6. sayfalarında denize dökülen kerosen maddesinin gerek Boğaz bölgesinde, gerekse Marmara Denizindeki su ürünlerini etkileyeceği ve azaltacağı açıkça belirtilmiştir. İstanbul Belediyesinin rüsum aldığı balık halinin kaynakları arasında İstanbul Boğazı ile Marmara Denizinin de bulunduğu kuşkusuzdur. Bu delillere göre davacının rüsum kaybı nedeniyle zarara uğradığı doğrudur ve kanıtlanmıştır. Ancak zararın miktarının tesbiti önemli olup, Borçlar Kanununun 42. maddesi uyarınca bu da hakimin görevidir.
Zararın miktarını tesbit için, İstanbul Balık Haline, İstanbul Boğazı ile Marmara Denizinden gelen su ürünlerinin, hale giren tüm su ürünlerine oranı bulunmalı, geçmiş yıllar kayıtları incelenmeli, Balık haline gelen su ürünlerinde bir azalma olup olmadığını, var ise bunun parasal değeri ile kaybolan rüsum bir istatistik uzmanının da katılmasıyla kurulacak bilirkişi heyetine incelettirilmelidir.
Sonuç: Bu inceleme sonucuna göre karar verilmek gerekirken araştırma yapılmadan Borçlar Kanunun 42. maddesi göz önünde tutulmadan rüsum hakkındaki isteğin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy