(2918 S. K. m. 107)
Dava: Cemal ve Perihan adlarına Av. Erdal ile; 1- Ziya adına Av. Laris, 2- Fethi, 3- Muharrem adlarına Av. Abdurrahman, İhbar olunan: Genel Sigorta AŞ. aralarındaki dava hakkında, Şişli Asliye Üçüncü Hukuk Mahkemesinden verilen 28.12.1987 gün ve 986/978-987/1016 sayılı hükmün dairenin 19.12.1988 gün ve 988/7751-10848 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılardan Ziya adına Av. Loris tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 40, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 18 ve dairenin 10.1.1989 günlü ilke kararının 8. maddesi gereğince öncelikle yapılan inceleme sonunda; tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi, gereği konuşuldu:
Karar: Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu motorlu araç işletenini (çoğu kez malik) kusur aranmaksızın tehlike sorumluluğu kurallarına göre sorumlu tutmuştur. Diğer taraftan 104. maddede gerçek işleten yerine motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunanların da gerçek işleten yerine ve gerçek işleten gibi sorumlu olacağını kabul etmiştir. Bu nedenle motorlu aracın motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan kişiye bırakılması sırasında motorlu aracın neden olduğu kazadan doğan zararlarda gerçek işleten değil, farazi işleten sorumlu olacaktır. Bunun için iki unsurun gerçekleşmesi zorunludur:
Birincisi, motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunma; ikincisi ise araç üzerindeki tasarruf kudretinin eylemli olarak ve tartışmasız şekilde teşebbüs sahibine geçmesidir.
Olayımızda, davacının kendisine ait motorlu aracı dinamosundaki arızanın giderilmesi için buzdolabı tamircisi olan Fethi adlı kişiye bırakmış ve adı geçen tarafından 20 dakika içinde onarılmıştır. Daha sonra da kontak anahtarı üzerinde olduğu halde dükkanın önünde duran aracın Muharrem adlı kişi tarafından izinsiz alınarak kullanıldığı sırada davaya konu olay gerçekleşmiştir. Buzdolabı tamircisinin, motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan kişilerden olduğu söylenemez. Diğer taraftan, motorlu aracın tamiri yirmi dakika gibi kısa bir sürede gerçekleşmiş olmasına ve anahtarı üzerinde ve dükkanın önünde bırakıldığına göre motorlu aracın hakimiyet kudretinin eylemli olarak teşebbüs sahibine geçmesi de söz konusu değildir.
Davacı tarafından açıkça çalışma olgusuna dayanılmamakla beraber izinsiz kullanmanın 2918 sayılı Kanunun 107. maddelerinde gerçek işletenin sorumluluğunu kaldırır nitelikte olmadığı da anlaşılmaktadır; davacı motorlu aracını önlem almadan güvensiz bir şekilde tamirciye bırakması kusurlu bir davranıştır.
O halde, yerel mahkeme kararı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile getirilen sorumluluk kurallarına uygun düşer şekilde onandığından Hukuk Yargılamaları Usulü Yasasının 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteği reddedilmelidir.
Sonuç: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacının karar düzeltme isteğinin reddine, 20000 lira para cezası ile red karar harcının karar düzeltme isteğinde bulunan davalıdan alınmasına, 02.10.1989 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy