(1086 S. K. m. 1, 149, 427/7)
Dava: Davacının, mahkemeye verdiği dava dilekçesi, değişik işler sayısına kaydedildikten sonra evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu dava biçiminde karara bağlanıp davacının yasal süre içerisinde temyiz etmemesi nedeni ile kesinleşme şerhi verildiğinden, Adalet Bakanlığı'nca gösterilen lüzum üzerine T.C. Başsavcılığı'nca 24.9.1991 günlü yazıyla kanun yararına bozma isteğiyle Dairemize gönderilen dosya incelendikten sonra gereği görüşülmüştür.
Davacı, 3.1.1990 gününde kayda geçen dilekçesinde, yüksek okuldan mezun olup atanmasını beklediğini, annesinin hastalığı nedeni ile bakıma muhtaç olduğunu bildirerek (atanmasına esas olmak üzere) annesinin bakıma muhtaç olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
1 - Mahkemece, istek doğrultusunda, davacının annesinin, kendisi tarafından bakılıp gözetilmesinin uygun olacağının tespitine karar verilmiştir. Oysa, idareyi atama konusunda tasarrufa yöneltici nitelikte karar verme görevi idari yargıya aittir. O nedenle yargı yolu bakımından dava dilekçesinin reddi gerekir. Yerel mahkemece anılan yönün gözetilmemiş olması, bozmayı gerektirir.
2 - Davacı, dava dilekçesinde duruşma istemiştir. Özel hükümler dışında "muhakeme alenen yapılır" (HUMK. 149). Öyleyse dava dilekçesinin değişik işler sayısına kaydedilerek evrak üzerinde bir karar varılması da benimsenme biçimi yönünden yanlıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, gösterilen nedenlerle hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere HUMK.nun 427/7. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, bozma kararının aynı Kanunun 427/8. maddesi gereğince Resmi Gazete'de yayınlanmasının Adalet Bakanlığı'nca sağlanmasına, 1.2.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy