(743 S. K. m. 24)
Taraflar arasındaki yayın yoluyla kişilik haklarına saldırına bulunulmaktan doğan tazminat davası üzerine yapılan yargılama ilamda yazılı nedenlerden dolayı 100.000.000 lira manevi tazminatın
dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte .... 'dan gayrı davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istem ile davalı .... hakkındaki davanın reddine, hüküm özetinin
. Gazetesinin aynı sahifesinde aynı puntolarla yayınlanmasına ilişkin hükmün süresi içinde davacı avukatı ile .... 'dan gayrı davalılar avukatı taraflarından temyiz edilmesi üzerine, tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektiriri nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Aleyhlerine, hüküm kurulan davalıların temyizlerine gelince: Davalı ..... koalisyon hükümetinin .... kanadından .... Bakanı iken ihalelerde yolsuzluk ve baskı yapıldığı iddiasıyla Bakanlıktan ve partisinden istifa ederken bazı açıklamalarda bulunmuş ve bu açıklamalar davalı gazete ile birlikte birçok gazetede yayınlanmıştır. ... Gazetesinde bu haberle ilgili olarak davacının isminin geçmesi nedeniyle, davacı, kişilik haklarına basın yoluyla saldırıldığı iddiasıyla eldeki manevi tazminat davasını açmıştır.
İhalede baskı iddiası, Bakanın Bakanlıktan ve partisinden istifası, kamuoyunu çok yakından ilgilendiren olaylardır; günceldir. Bunların haber yapılması ve eleştirilmesi basın için bir zorunluluktur; atlanması ise okuyucusu tarafından gazetenin sorgulanmasını, okuyucunun onun hakkında olmuşuz değerlendirmede bulunmasını gerektirir. Açıklamayı bir Bakanın yapması, her milletvekili için kural olarak gelinilmesi hedeflenen bir makam olan Bakanlıktan istifanın gerçekleşmesi ve partiden dahi ayrılması olguları karşısında, gazeteciden artık başka bir araştırma ve soruşturma beklenemez. Kaldı ki, gazete, daha sonra tekzip edilmeyen bu haberi vermekle kalmamış, sorumlu bir gazetecilik örneğiyle, davacının açıklamalarına da aynı haberde yer vermiştir. Gerek haberde gerekse konuyla ilgili eleştiri yazısında özle biçim dengesi korunmuş; amacı ve işin kapsamını aşan ifade tarzında da kaçınılmıştır. Gazete, ancak demokratik toplumlarda geçerli olan ve onu vazgeçilmez kılan haber vermek, eleştiri yapmak biçimindeki görevini yerine getirmiştir. İşte bu görev yerine getirilirken çoğu zaman, demokratik toplum anayasalarında her ikisi de temel hak ve özgürlükler kapsamına alınan kişilik hakkıyla basın özgürlüğü çatışır.
Bu çatışmada, kişilik haklarına yönelik saldırının hukuka aykırılık unsurunu kaldıran koşullar varsa; yani yayınlama olayında kamu yararı, güncellik, geçerlilik ve özle biçim dengesi gerçekleşmişse yayını yapan kişilere sorumluk yüklenemez. Davacının davaya konu haber/yazıda isminin geçmesi ise; davalı müstafi Bakan vekilinin hem duruşmada hem de dilekçelerinde bildirip iddia ettiği, TBMM kulisindeki müvekkiline karşı yapılan saldırı nedeniyle ortaya çıkan bir unsurdur.
O halde, davalı gazetede çıkan haber ve yazı nedeniyle davacının kişilik haklarına saldırı yapıldığını kabule dayanan yerel mahkeme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2 nolu bentte yazılı nedenlerle oyçokluğuyla BOZULMASINA; davacının temyiz itirazlarının reddiyle hakkındaki hükmün oybirliği ile ONANMASINA karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektiriri nedenlere, özellikle delillerin takdirinde ve manevi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre hükmün bu yönden de onanması görüşünde olduğumuzdan, yüksek çoğunluğun bozma nedenlerine katılamıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy