(818 S. K. m. 47)
Dava: Davacı Y.. K..'in vekili avukat Eren Keskin tarafından, davalı H..M..A.. aleyhine 27/12/1994 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; mahkemece maddi tazminat isteğinin tüm, manevi tazminat isteğinin ise kısmen kabulüne dair verilen 24/3/1998 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle daha önceden belirlenen 10/5/1999 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili avukat Dursun Ali Aydın geldi, karşı taraf davacı vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresi içinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi.
Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteğinin tamamı kabul edilmiş ve bu karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava konusu olay nedeniyle meslekte kazanma gücünü %14,3 oranında kaybetmiştir. Bu yüzden uğrayacağı zarar miktarı belirlenirken uygulanması gereken yöntem 28/6/1995 tarih ve 1994/538 esas, 1995/693 karar sayılı Hukuk Genel Kurulu kararında gösterilmiştir. Buna göre davacının bilinmeyen dönemlerdeki işleyecek devre zararları ile ilgili kazanç miktarları her yıl için ayrı ayrı %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesaplama yapılmalıdır. Mahkemece alınmış olan her iki bilirkişi raporunda da bu ilkeye uyulmamış ve işleyecek devre zararlarının topluca hesaplanması yoluna gidilmiştir. Bu durumda yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması doğru değildir. Yöntemine göre hazırlanacak yeni bir bilirkişi raporu alınmasından sonra varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna göre davanın kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bendde gösterilen nedenle oybirliğiyle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle oyçokluğuyla reddine ve davalı yararına takdir edilen 20.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10.05.1999 gününde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, davadan önce alınan ve kendisinin %13 oranında sürekli maluliyetine ilişkin rapora göre ve bunu benimseyerek bu tazminat davasını açmıştır. Davalıların bu rapor ve maluliyet oranına itirazları nedeniyle alınan maluliyet oranını artıran sonraki rapora göre hüküm kurulamaz. Bu nedenle, dairemiz kararının (1) sayılı bendinde yer alan sayın çoğunluk görüşüne katılamıyoruz.10/5/1999 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy