(1086 S. K. m. 275)
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine ait hükmün davacı idare avukatı tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde temyiz eden davacı idare adına Avukat Ş. Taş ile sair taraftan davalılardan İ. H. Arslan ve U. Tekin adlarına Avukat Ş. Salkaya, H. Kaplan adına Avukat T. Alptekin, M. B. Bilge adına Avukat N. Hızıroğlu gelmiş, öteki davalı R. Yeşiller adına kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi gereği görüşüldü.
Dava, davacı kurumun ürettiği madenin satımı için Ağustos 1995-Şubat 1996 ayları arasında yapılan ihaleler sürecinde davalıların kusurlu ve basiretsiz davranışları sebebiyle uğranılan kurum zararının ödettirilmesi istemine ilişkindir. Davalılar, özenli davrandıklarını, kurum çıkarını koruduklarını, zarar bulunmadığını savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı kurum temyiz etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının Devlet İhale Yasasına tabi olmadığı, teklif toplanarak ihale yapıldığı, 30.000.- ton maden satımı için yapılan 17.8.1995 tarihli ilk ihale şartnamesinde, teminat isteneceği hususuna yer verilmediği, en yüksek teklifin 316 dolar/ton olduğu, teminat koşulu bulunmadığı sebebiyle sair tekliflerin de değerlendirilmediği ve ihalenin sonuçsuz kaldığı; ikinci ihale sonucunda 270 dolar/ton üzerinden 29.9.1995 gününde satım sözleşmesi yapıldığı, ancak üretim tesisinin grevde olması sebebiyle eldeki mevcut maden haricindeki maden miktarlarının teslim tarihlerinin ileriye alındığı ve alıcı firmadan 30.000. ton üzerinden teminat istendiği, firmanın ise bilahare teslim edilecek maden için akreditif önerdiği, bu konudaki anlaşmazlık üzerine yönetim kurulunca 21.11.1995 gününde sözleşmenin iptal edildiği, daha sonra elde mevcut olan maden miktarı üzerinden ihale yapılarak neticede 178 dolar/ton fiyatla satım yapıldığı, olayın izlediği bu süreç içerisinde davacı kurumda daire başkanı, genel müdür yardımcısı, genel müdür ve yönetici olarak görev yapan davalıların şartnamenin hazırlanması ve kapsamının tayininde, fiilen mevcut olan -üretilebilecek- satılıp teslim edilebilecek maden miktarının belirlenmesinde, teminatın şekil ve kapsamı konusunda, sözleşme yapıldıktan sonra iptal edilmesinde özensiz davrandıkları görülmektedir.
Şu duruma göre mahkemece yapılacak iş, davalıların yukarda özetlenen davranışları sonucu, davacı kurumun ne gibi ve ne miktarda bir zarara uğradığının belirlenmesidir. Mahkemenin bu yönü gözetmeden ve HUMK. nun 275. maddesine göre yalnız çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebileceği, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemeyeceği, davalıların kusurlu ve sorumlu olup olmadıkları konusunda bilirkişiden alınan rapora dayanılarak bildirilen görüş doğrultusunda karar verilmiş olması da kanunun buyurucu kuralına aykırıdır.
Açıklanan bu yönler gözetilmeden yazılı gerekçe ile karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın belirtilen sebeple BOZULMASINA ve davacı idare yararına takdir edilen 20.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının davalılara yükletilmesine 27.10.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy