(743 S. K. m. 6) (818 S. K. m. 58)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine; tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davacılar, destekleri N.'in yüksek gerilim hattına dokunması ile öldüğünü belirterek, tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Mahkeme, davalı Kurumun olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını belirtmek suretiyle istemi reddetmiştir.
Kural olarak, sorumluluk için, zarar verenin kusurunun bulunması gerekmektedir. Nevar ki bazı ayrık ve istisnai durumlarda ve özellikle yasal düzenlemenin bulunduğu hallerde, zarar verenin sorumlu tutulması için, kusurlu olduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, kusura dayanmayan sorumlulukta kusur, bir koşul olarak aranmamaktadır. Burada, Medeni Kanunun 6. maddesinin ayrık bir durumu ile karşılaşmaktayız. Yapılan şu açıklama ile, kusursuz sorumlu olanın, olayla zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmasada, mutlaka sorumlu olacağı sonucu çıkarılmamalıdır. Kusursuz sorumlu olduğu iddia edilen kimse de, olayla zarar arasındaki illiyet bağının mucbir sebep, zarar görenin ve üçüncü kişinin tam kusuru ile kesildiğini kanıtlamak suretiyle kusursuz sorumlu konumunda da bulunsa, sorumluluktan kurtulabilir.
Olayımızda davalı, TEDAŞ olup, elektrik dağıtımı gibi, tehlike yaratacak iş yapan bir kuruluştur. Tesisin sahibi ve işleticisi olması sıfatıyla da, gerek özel kuruluş kanunu ve gerekse Borçlar Kanununun 58. maddesi uyarınca kusursuz sorumlu olan kurumlardandır. yaptığı işin özelliği itibariyle de kendisinden yüksek özen yükümlülüğü beklenir. Somut olay, davacıların desteğinin, binanın duvarına anten takmak için çıktığı sırada elektriğe kapılması sonucu meydana gelmiştir.
O halde, mahkemece yapılacak iş, yukarıda kusursuz sorumlulukla ilgili bulunan ilkeler, olayın meydana geldiği yer ve durum birlikte değerlendirilerek, davalıyı sorumluluktan kurtaracak illiyet bağının kesilip kesilmediğini belirliyerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir. Açıklanan bu olgular gözetilmeden, yetersiz raporlar esas alınarak hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın belirtilen nedenle BOZULMASINA, ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 20.05.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy