(818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasındaki manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı 100.000.000 lira manevi tazminatın 13.5.1996 şikayet tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı E.A.ya ödenmesine, fazlaya dair istem ile K.M. nin davasının reddine ilişkin hükmün süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi gereği görüşüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun, gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2 - Davalının temyiz itirazlarına gelince; dava, davalının davacıları bu hırsızlığı ile itham ettiği, davacıların ceza mahkemesinde yargılanıp beraat ettikleri iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme K.M. nin davasını reddetmiş, E.A. yönünden kısmen kabul etmiştir. Karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
Bozdoğan Sulh Ceza Mahkemesi dosyası içinde bulunan 14.8.1996 tarihli dilekçede Belediye Başkanlığı, E.A.nın Duran deresi içindeki pınarlardan birini kendisine ve komşusu K.M. ye ait bahçeleri sulamak amacıyla boruya bağlayarak suyu götürdüğü için yasal işlem yapılması konusunda gereğini istemiştir. Davacılar hakkında kamu davası açılmış, sulh ceza mahkemesinin 1996/172 Esas, 1997/24 Karar sayılı dosyasında içme ve kullanma suyu olarak kullanmak üzere söz konusu kaynağın da içinde bulunduğu 34 adet kaynağın ... Belediyesine tahsis edildiği, bu tahsis işleminden önce suyun hazineye ait olduğu sanıkların (davacılar) da mal müdürlüğüne ecrimisil ödemek suretiyle sahibinin rızası ile söz konusu suyu kullandıkları gerekçesiyle beraatlerine karar verilmiştir. O halde, davalı idarenin C. Savcılığına verdiği ihbar dilekçesi içeriği doğrudur. İhbar tarihinde suyun hazinece belediyeye tahsis edilip edilmemesi ihbarın yapılmasını engellemez. İhbar dilekçesindeki sözcükler de olaya uygun, yani öz ve biçim dengesini taşımaktadır. Davanın E.A. yönünden de reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA, 25.02.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy