(818 S. K. m.41, 49) (743 S. K. m. 24)
Dava: Davacı İbrahim Melih Gökçek vekili Avukat Mehmet Ali Alan tarafından, davalılar Ümit Çetin ve Doğan Yayın Holding A.Ş. aleyhine 28/10/1998 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 29/6/1999 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı avukatı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedenine dayanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece Hürriyet gazetesinin 20.10.1998 tarihli sayısında Melih Gökçek'in Türk Bayrağı Ayıbı başlıklı yazıda belirtilen hususların somut bir olay olarak gerçekleştiği, yayının hukuka aykırı olmadığı, basın özgürlüğü sınırlarını aşmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Hürriyet gazetesinin 20.10.1998 tarihli sayısında Melih Gökçek'in Türk Bayrağı Ayıbı başlığı ile yazılan yazıda Cumhuriyetin 75. yıl kutlamaları çerçevesinde Tunalı Hilmi Caddesine asılan Türk Bayrakları Ankara Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri tarafından indirildi. Bununla da yetinmeyen belediye yetkilileri bayrakları asan derneğe izin almadıkları gerekçesiyle 20.000.000 TL ceza kesti denilmiş ve Gökçek'in Atatürk ve Bayrak Düşmanlığı; Kavaklıdere Dayanışma ve Güzelleştirme Derneğinin Cumhuriyetin 75. yılını kutlamak amacıyla düzenleyeceği şenlik için Tunalı Hilmi caddesine astığı Türk Bayrakları F.P.li büyükşehir Belediyesinin Zabıta ekipleri tarafından indirildi... Melih Gökçek ise kimse caddelere bizden izinsiz bir şey asamaz, ne olursa olsun şehri kirlettirmem dedi... Türk Bayrağı izinsiz asıldı diye hiç çekinmeden indiren büyükşehir Belediyesi denetleme amiri Ali Alataş üstüne üstlük izinsiz bayrak asma gerekçesiyle dernekten 18.800.000 TL ceza aldı... ifadelerine yer verilmiştir.
Dosya kapsamından davacının Tunalı Hilmi Caddesinde asılı Türk Bayrağını ve Atatürk posterlerini toplatmadığı, toplanan afişlerin Türk Bayrağı ve Atatürk posteri olmadığı anlaşılmaktadır.
Kamu yararını ilgilendiren tüm olaylar hakkında okuyucuyu aydınlatmak, doğru bilgilendirmek, toplumun değer yargılarına göre yorum yapmak basının hakkı ve görevidir. Basının Haber verme hakkı gerçeklik, güncellik, kamu yararı, toplumsal ilgi ve konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık temel kuralları ile sınırlıdır.
Gazeteci bu hak ve görevlerini yerine getirirken vereceği haberin gerçekliğini araştırmalı ilgililere zarar verecek davranışlardan titizlikle kaçınmak mecburiyetindedir.
Dava konusu olay; davacının kişiliğine hatta mesleki faaliyetine zarar vereceği ve hakkında nefret ve hor görme duygularının beslenmesine, küçük düşürülmesine yol açacağı düşünülmeden ve doğruluk derecesi araştırılmadan verilmiştir. Gerçek değildir. Haber bu niteliği itibari ile davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmaktadır.
Şu durumda, yazıda kullanılan sözcükler, dosyada yer alan tüm olgular göz önünde tutulduğunda; davacının kişisel haklarının saldırıya uğradığı kabul edilerek ve yasal koşullarda gözetilerek tazminat kapsamı belirlenip hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy