(818 S. K. m. 49)
Davacı Ş. Karaaslan vd. vekili Avukat Y. Sarı tarafından, davalı SS İzmir Seyahat Kooperatifi ve H. Balcıoğlu aleyhine 7.8.1996 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminatın istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 28.4.1998 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar avukatı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle tazminat ve rücu talebine ilişkindir. 1996/449 esas sayılı davada davacı Ş. Karaaslan, davalıların sürücü ve işleten olduğunu, meydana gelen kazada yaralandığını, kendisinin Almanya'da işçi olarak çalıştığını, %50 malul kaldığını, maluliyet nedeniyle oluşan zararının 177.920 DM olduğunu ileri sürmüş ve bu miktarın fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının 13.8.1994 tarihinden itibaren bu yabancı para birimine devlet bankalarınca ödenen en yüksek faizi ile birlikte tahsilini, 250.000.000 lira manevi tazminatında yine olay tarihinden itibaren banka reeskont faizi ile birlikte ödetilmesini istemiştir. 1996/448 esas sayılı birleştirilen dosyanın davacısı BMW Hastalık Kasası vekili, müvekkili sigorta kurumunun Ş. Karaaslan ve kızının yaralanmaları nedeniyle gerek Türkiye'deki gerek Almanya'daki tedavileri karşılığı 80.000 DM harcama yaptığını, davalıların kusuruna göre 28.000 DM talep etme haklarının bulunduğunu, ancak davalıların sigortasından 7.3.1996 tarihinde 100.000.000 TL. (2.200 DM) tahsil ettiklerini, geriye 25.800 DM alacaklarının kaldığını ileri sürerek bu miktarın fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının bu yabancı para birimine devlet bankalarınca ödenen en yüksek faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmış ve davacının %50 maluliyet nedeniyle uğradığı zararın 104.264, 51 DM olduğu belirlenmiştir. Bu raporda bazı yanlışlıklar vardır. Şöyle ki;
Zararın hesabında davacının aylık geliri 3.007, 80 DM olarak alınmıştır. Oysa dava dilekçesinde davacının olay tarihindeki aylık gelirinin 3.000 DM olduğu açıklanmıştır. Böylece raporda ve onu dayanak olan kararda istek aşılmıştır. Rapordaki ikinci yanlışlık ise, davacının bilinmeyen dönem zararının hesabında %10 artış ve %10 ıskonto uygulanmış olmasıdır. Bu artış ve ıskonto oranları ülkemizin ekonomik koşullarının gereği olarak ve Türk Lirası üzerinden kazanılan gelirler yönünden söz konusu olup Alman Markı olarak aylık alan davacının zararının hesabında bu oranlarını uygulanması doğru değildir. Rapordaki üçüncü yanlışlık ise, davacının 21 yıllık zarar süresince devamlı Almanya'da kalacağı ve aynı koşullarda çalışacağı varsayılarak hesap yapılmış olmasıdır. Oysa bu husus, yani davacının 21 sene daha Almanya'da kalacağı ve aynı işyerinde aynı koşullarla çalışabileceği isbat edilmemiştir. O halde bu rapora göre karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki, davalıların temyizi bulunmadığından sadece bu yanlışlıklara değinilmiştir. Mahkemece davacı Ş. Karaaslan'ın maluliyet nedeniyle uğradığı zararın 104.264.51 DM olduğu, birleştirilen davanın davacısı BMW Hastalık Sigortasının rücu nedeniyle alacağının ise 20.638 DM. olduğu belirlenerek bunların olay tarihindeki Türk parası karşılığının yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kararı her iki davacıda temyiz etmektedir.
1- Davacı Ş. Karaaslan Almanya'da çalışmakta olup %50 sakat kalmış ve bu nedenle kazanç kaybına uğramıştır. Davacı, Almanya'da çalışıp ücretini Alman Markı olarak aldığına göre zararda bu para birimine göre oluşmuştur. O halde davacının Alman Markı olarak gerçekleşen zararının ödeme günündeki kur üzerinden Türk parası karşılığına hükmedilmesi ve ayrıca bu para birimine devlet bankalarınca uygulanan oranda faiz yürütülmesi gerekir. Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmediğinden bozma nedeni sayılmıştır.
2- Diğer davacı BMW Hastalık Sigortasının temyizine gelince; Adı geçen davacı, sigortalısı olan diğer davacı için tedavi gideri yapmış ve böylece davalılara karşı rücu hakkı doğmuştur. Davacı, Alman Markı olarak ödeme yapmış bulunduğuna göre alacağının yine bu para biriminin ödeme tarihindeki Türk parası karşılığını isteme hakkının bulunduğu kabul edilmelidir. Davacının gerçekleşen alacağının ödeme tarihindeki Türk parası karşılığı olan tutarı ile bu para birimine devlet bankalarınca uygulanan oranda faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda bir nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı Ş. Karaaslan yararına, iki nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı BMW Hastalık sigortası yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy