(818 S. K. m. 55, 100)
Dava: Davacı H ve arkadaşları vekili tarafından, davalı Türk D... Fabrikaları A.Ş. aleyhine 18.7.1997 gününde verilen dilekçe ile davalı şirketin ürettiği kombi cihazını yetkili servisin tamiri sonucu davacıların karbonmonoksit zehirlenmesine maruz kalmaları nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yetkili servisin verdiği zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen 16.9.1999 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkiki hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacılar, davalının servis hizmetlerini yapan yetkili servisin özesizliği nedeniyle zarar gördüklerini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Mahkemece, yetkili servisin davalı adına değil, kedi adına bağımsız çalışması nedeniyle verdiği zarardan davalının sorumlu olamayacağı gerekçesi istem reddedilmiştir.
Dosyadaki kanıtlara göre davacıların evinde bulunan ve ısı amacıyla kullanılan kombideki arıza nedeniyle A... Teknik Hizmetler Sanayii Ticaret Ltd. Şti'nin onarım ve arızayı gidermek için hizmet vermesinden sonra, zehirli gaz sızıntısı sonucu zehirlenme olayının meydana geldiği, davacıların hastanede tedavi gördükleri anlaşılmaktadır.
Çözümü gereken husus, davalının kendi ürettiği kullanım malzemesi ve cihatların bakım ve onarımı yapması için yetkili kıldığı servislerin cihazı kullanana verdikleri zarardan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığıdır. Başka bir anlatımla, davalının ürettiği mal ve cihazların çeşitli kurs ve uygulamalı eğitim sonucu davalıdan aldığı yetki belgesi uyarınca tamir eden servisin özensizliğinden davalının sorumluluğunun hukuki dayanağının belirlenmesidir.
Somut olayda davacıların davalının ürettiği kombi cihazından çıkan zehirli gazlar sonucu zarar gördükleri anlaşılmaktadır. Yine bu zararlandırıcı eylemin kombi cihazının gaz valfındaki ayarsızlıktan meydana geldiği, bu ayar işinin de A... Teknik Hizmetler Servisince yapıldığı tartışmasızdır. Konu ile ilgili olarak tartışılması gereken yön, davalı ile yetikli kıldığı belge verdiği servis arasındaki hukuki ilişkinin belirlenmesidir. Aralarında bir çalışan çalıştıran ilişkisi olmadığı açıktır. Diğer bir ifade ile, yetkili servis, BK.nun 55. maddesindeki ilkelere bağlı kalınmak suretiyle onun talimatı ve denetimi altında çalıştığı düşünülemez. BK.nun 55. maddesindeki düzenlemede, çalışan, çalıştıranın denetim ve talimatı altında ve ekonomik yararı ve sonuçları çalıştıranın malvarlığında sonuç doğuracak biçimde iş yapan bir kimsedir. Somut olayda yetkili servis ile davalı arasındaki ilişki itibariyle yetkili servisin kendi nam ve hesabına davalıdan bağımsız olarak çalıştığı görülmektedir. Ancak davalı ile yetkili servis arasında bir sözleşmenin bulunduğuna tartışmasızdır. Bu sözleşmenin amacı başlığını taşıyan 1. maddesinde, "...müşterinin satın aldığı...tesisat cihazları veya ev cihazlarından satın alana azami faydayı sağlamaı" öngörüldüğü gibi, devamla, "...yetkili servisler mamullerin kullanım müddeti içinde ortaya çıkabilecek arızaların bakım e/ veya tamirini müşteride en iyi intibaı bırakacak şekilde zamanında ve noksansız olarak yapmayı kabul eder" koşulunu içermektedir. Ayrıca aynı sözleşmenin 7-14. maddelerinde yetkili servislerin nitelikleri ve servisin uyacağı kurallar açık biçimde sayılmıştır. Örnek olarak, yetkili servis elamanlarının yetki belgelerinin müşteriye gösterilmesi de ifade edilmiştir.
Tüm bu maddeler ve davalı ile servis arasındaki ilişki incelendiğinde, davalı üretici firma ile tüketici arasın malın satın alınması ile o malın en iyi şekilde bakım ve onarımının yapılması konusunda bir sözleşmenin kurulmuş olduğu görülmektedir. Bu sözleşme ile malı satın alan veya tüketici dediğimiz kişinin, bu konudaki taleplerinin davalı tarafından değil de onun yetkili kıldığı servis eliyle yerine getirildiğini görmekteyiz. Böylece malı satın alan e kullanan ile üretici arasında bir bakım ve onarımın yapılması, kısaca gereken hizmetin sunulması konusunda b ir sözleşmenin kurulduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu sözleşme ile üreticinin onarım ve cihazın daha iyi kullanılmasına ilişkin bulunan bazı yükümlülüklerin yetkili servis dediğimiz birimlere bırakıldığı görülmektedir. Böylece yetkili servis, üreticiden aldığı yetkiye dayanarak hizmet sunmakta ve tüketicide malı satın almakla aralarında oluşan sözleşme uyarınca yetkili servisten hizmeti en iyi şekilde yerine getirmesini isteme hakkında sahip olmaktadır.
Açıklanan şu hukuki ilişki itibariyle, davalı ile davacı arasında dolaylı da olsa bir sözleşmenin var olduğu, kabul edilmek gerekir. O halde bu tür uyuşmazlığın çözümündeki yasal dayanağın BK.nun 100. maddesinin olduğu kabul edilmelidir. Burada yükümlülüğünü yerine getirmekle sorumlu olan kişi, bu yükümlülüğünü, bizzat değil, yardımcı kişileri kullanarak sağlamaktadır. Burada yardımcı kişinin davaya konu edilen olayda yetkili servisin malı kullanana verdiği zarardan davalı üreticinin sorumlu olmasıdır. BK.nun 100. maddesinde sözü edilen "yardımcı kişi" somut olayda "yetkili servis çalışanı" olarak kabul edilmeli veya en azından yetkili servis yardımcı kişi gibi nitelendirilmelidir. Anılan madde gözetildiğinde, davalının sorumlu tutulmaması için yetkili servisin yaptığı işi, bizzat kendisi yapmış olsa idi, zararın yinede meydana geleceğini kanıtlaması gerekir. Eldeki davada böyle bir savunma ve kanıt getirildiğine göre, sorumlu tutulması gerekmektedir.
Şu halde mahkemece yapılacak iş, zarar kapsamı belirlenerek varılacak uygun sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir. Bu yönün gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın belirtilen nedenlerle (BOZULMASINA) ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 10.4.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy