(2330 S. K. m. 1, 3, 10) (818 S. K. m. 51)
Davacı İçişleri Bakanlığı vekili Avukat Füsun Tanrıöver tarafından, davalı Metin Kupik aleyhine 12/10/1999 gününde verilen dilekçe ile kavga eden şahıslan ayırmak için araya giren polis memurunun yaralanması nedeni ile davacı kurumun 2330 sayılı Kanun gereğince polis memuruna ödediği nakdi tazminatın davalıdan rücuen tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın 26.659.500 lira üzerinden kısmen kabulüne dair verilen 28/9/2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili Avukat Ruşen Aydoğdu tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı idare, davalının hukuka aykırı eylemi sonucu, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Yasa kapsamı içinde bulunan kamu görevlisine ödemede bulunduğunu belirterek, yaptığı ödemenin davalıdan rücuen ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yaralanan polis memurunun maaşı esas alınarak tazminata hükmedilmiş, karar, davacı idare tarafından temyiz edilmiştir.
2330 sayılı Yasa'nın hükümlerine göre, bu yasa kapsamı içinde yer alan kamu görevlisinin görevi sırasında ve görevi ile bağlantılı olarak uğradığı zararların idarece giderileceği öngörülmüştür.
Somut olayda zarar veren, hukuka aykırı eyleminden dolayı davacıyı zarar görene karşı tazminat yükümlülüğü altına sokmuştur. Davacı bu nedenle de 2330 sayılı Yasa uyarınca zarar görene ödemede bulunmuştur. Devletin zarar görene ödeme yapması sonucu, devletin mal varlığında, zarar verenin eylemi nedeniyle bir eksilmenin meydana geldiği, ödemekle yükümlü olan zarar vereninde, borcunun başkası tarafından ödenmesi nedeniyle ödeme miktarı kadar haksız zenginleştiği açıktır. İşte bundan dolayı davacı idare, yaptığı bu ödemenin davalının kusuru oranında rücuen ödetme kararı ile hüküm altına alınmasını isteyebilir.
Şu durumda mahkemece yapılacak iş, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 3. ve 10. maddeleri ve bu kanuna dayalı olarak çıkarılan yönetmeliğin 7. maddesi gereğince tazminat verilmesine dair karar tarihindeki en yüksek devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) 5. maddede belirtilen tutarın %20'sini aşmamak şartı ile, iş ve güce engel bulunan günler için tazminat miktarı hesap edilerek, rücu edilecek miktarı belirlemekten ibarettir. Yerel mahkemece belirtilen bu yasal düzenlemeye uygun düşmeyen rapora göre hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan karamı bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan karamı açıklanan nedenlerle BOZULMASINA; 19/3/2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy