(1086 S. K. m. 74) (818 S. K. m. 41, 43, 47, 49)
Dava: Davacılar Arif Gül ve Refiye Gül vekili Avukat Metin Uzunoğlu tarafından, davalı Recai Ünlüoğlu aleyhine 17.10.1996 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle uğranılan toplam 2.200.000.000 lira maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın 1.815.634.375 liralık kısmının kabulüne dair verilen 3.2.2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar 16.11.1999 tarihli oturumda tedavi giderlerine yönelik istemlerinden feragat etmişlerdir. Ancak, mahkemece tedavi giderine ilişkin toplam iki yüz milyon lira maddi tazminattan feragat edildiği göz ardı edilerek vazgeçilen talep içinde hesaplama yapılması ve hüküm altına alınması HUMK. nun 74. maddesine aykırı olup bozma nedenidir.
3- Ayrıca, 12.11.1997 tarihli bilirkişi raporunda davacıların ölen desteklerine yapacakları evlenme ve askerlik harcaması nedeniyle 400.000.000 liranın düşülmesi uygun görülmüş ve davacılar da bu raporu kabul etmiş olduklarına göre bu miktarın yapılan hesaplama da mahkemece bu yönün gözetilmemiş olması usuli kazanılmış hak kuralına aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-) Davacılara desteklerinin ölümü nedeniyle kazaya sebep olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasından 9.12.1996 günü iki yüz milyon lira ödeme yapıldığı anlaşılmış olup, maddi tazminatın hesabında bu miktarın da zarardan indirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de ayrı bir bozma sebebidir.
5-) Tazminatın kapsamı ile ilgili olarak hazırlanan ve mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda bilinmeyen döneme ait ücret artışı ve indirimi yıl yıl yapılmamış olduğundan gerçek zarar tam olarak belirlenemez.
O halde bilinmeyen döneme ait gerçek zararın ve hüküm altına alınacak tazminat miktarının belirlenmesi için, raporun düzenlendiği tarihte bilinen son gelir miktarı esas alınmalı ve her yılın toplam geliri % 10 oranında arttırılmalı ve yine % 10 oranında indirilmek suretiyle hesaplama yapılmalıdır.
Açıklanan bu yönteme uygun düşmeyen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması, tazminatın belirlenmesi ilkelerine uygun olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2, 3, 4, 5 nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy