(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı A. vekili avukat tarafından, davalı S... İnş. San. ve Tic. Turizm Ltd. Şti. aleyhine 6.5.1998 gününde verilen dilekçe ile liman inşaatı nedeniyle çevreye verilen zarar için maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteğinin kısmen kabulü ile manevi tazminat isteğinin reddine dair verilen 11.7.2001 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava, davacının da kullanmakta olduğu yolun davalının yürüttüğü liman inşaatı çalışmaları yüzünden uzun süre ulaşıma kapalı kalmış olması nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteği kısmen kabul edilerek manevi tazminat isteğinin reddine karar verilmiş ve karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Davalı şirket tarafından yapılmakta olan liman inşaatı sırasında, davacının evinin de bulunduğu bölgeyi ilçe merkezine bağlayan genel yolun ağır iş makinalarının verdiği zararlar ve çeşitli inşaat malzemelerinin yığılması suretiyle sık sık ulaşıma kapandığı veya yolun ağır biçimde zarar görmüş olması nedeniyle geçişin güçleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumun bir yılı aşkın süre devam etmesi nedeniyle davacının yolu kullanması mümkün olmadığı gibi, ulaşıma elverişli başkaca bir yolda bulunmadığı için çok büyük güçlükler yaşadığı, adeta evinde hapis hayatı yaşamak zorunda kaldığı ve ruhsal sıkıntıları oluştuğu gerekçesiyle manevi tazminat istemektedir. Kural olarak bir kişinin kullandığı yolun belli bir süre kapatılmasının onun kişilik değerlerine zarar vereceği kabul edilemez. Ne var ki, somut olayda, haklı bir neden yokken davacının da kullanmakta olduğu yol tahammül edilebilir süreden çok daha fazla bir zaman kullanılmayacak durumda tutulmuş e davacı daha güç, uzun ve elverişsiz yolları kullanmak zorunda bırakılmıştır. İnsanın yaşadığı coğrafi ve sosyal çevrenin günlük yaşam ihtiyaçlarını en az sorunla karşılayabilecek özellikte olması gerekir. Davacının evinin bulunduğu yer tatil ve dinlenme amaçlı konutlardan oluşmaktadır ve davacının da emeklilik döneminde sıkıntı ve stresten uzak rahat ve temiz bir ortamda oturmak için burayı tercih ettiği anlaşılmaktadır. Bu durum da gözetildiğinde genel kullanıma açık olması gereken ve alternatifi bulunmayan yolun olması gereken süreden çok daha fazla kullanılmayacak halde bırakılması davacı için katlanılamaz bir durum oluşturur. Bunun sonucunda davacı olması gerekenin çok üzerinde bir sıkıntıya sokulmuş ve normal yaşam koşulları olumsuz etkilenmiştir. Böylece davacının normal günlük yaşantısına sınır getirilmek suretiyle kişilik değerlerine zarar verildiği kabul edilmelidir. Kaldı ki davacının kişisel durumu itibariyle sağlık bakımından tedavi gören bir kişi durumundadır. Mevcut eylem nedeniyle bu durum daha ağır hale gelmiş, ayrı bir tedaviye ihtiyaç gösterecek derecede ruhsal sorunlar yaşamasına neden olmuştur.
Davalının inşaat faaliyeti nedeniyle yolu kullanma zorunluluğu bulunsa bile, bunu çevrenin durumunu gözeterek, onların kullanım imkanlarını engellemeyecek şekilde önlemler alması gerekir. Davalının bu yönde hiçbir özen göstermeden bir yılı aşkın süre yolun kullanımını engelleyecek derecede kayıtsız kalmış olması ağır bir kusur oluşturur. Tüm bu nedenlerle BK'nun 49. maddesi uyarınca manevi tazminat koşullarının gerçekleştiği anlaşıldığından manevi tazminat taktiri gerekir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde manevi tazminat isteğinin reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle davacı yararına (BOZULMASINA), davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 12.11.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Yerel mahkemece toplanan deliller, olayın değerlendirilmesi ve hukuki belirlenmesi oluşa uygun yapılarak uygun miktarda maddi tazminata karar verilmiştir. Olayda manevi tazminatın koşulları oluşmuş değildir. Bu nedenle kararın onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyoruz.
YKD Mart 2002
Full & Egal Universal Law Academy