(818 S. K. m. 41, 47, 49) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı N. Tek ve arkadaşları vekili Avukat N. Taner tarafından, davalı TEK Genel Müdürlüğü ve diğerleri aleyhine 8.12.1992 gününde verilen dilekçe ile elektrik çarpmasından doğan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.7.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Çorlu Belediye Başkanlığı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, elektrik akımından kaynaklanan zararın tazminine ilişkindir. Olay nedeniyle sağ kolu kesilen E. Tek adına velayeten ve kendisi adına asaleten baba M. A. Tek dava açmış ve fazla haklarını saklı tutarak toplam 200 milyon tazminat istemiştir. Bu miktarı 1/2 maddi, 1/2 manevi tazminat olarak istediklerini açıklamıştır. Davacı baba, yargılama sırasında ölmüş, onun davasını mirasçıları takip etmişlerdir. Çocuğun annesi N.' in kendisi adına açtığı bir dava ve istemi yoktur. Yalnızca eşi M. A. Tek'in davasını mirasçısı olarak devam etmiştir. M. A. Tek yönünden bir maddi zarar hesaplanmamıştır.
Şu durumda çocuğun annesi N. için kurulacak hüküm baba M. A. Tek'in alabileceği manevi tazminat miktarının miras paylarına düşen kısmı kadar olmalıdır. Toplam 200 milyon lira maddi, manevi tazminat isteminin 100 milyonu manevi tazminat için ve bununda ½ şer olarak istendiği gözetildiğinde, baba için istenen 50 milyon manevi tazminat miktarı gözetilerek yukarıdaki açıklamalar ışığında hüküm kurulmalıdır. Bu yönlerin gözetilmeden anne N. için 100 milyon maddi, 100 milyon manevi tazminata karar verilmiş olması yanlış olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Olayla ilgili olarak ceza davası sırasında alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna göre olayda davacıların da kusuru bulunmaktadır. Mahkemece, zarar hesaplaması yapılırken davalının tam kusurlu olduğu esasına göre düzenlenmiş zarar tespit raporu esas alınmıştır. Davacıların olaydaki kusur durumu gözetilerek tazminatın belirlenmesi için mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
4- Davacı E.'ın olay nedeniyle sağ kolu kesilmiş ve Adlı Tıp; bu arızanın %88 maluliyete neden olduğunu bildirmiştir. İstenebilecek zarar, gerçekleşen zarar kadardır. Hükme esas alınan zarar tespit bilirkişisi raporunda, davacı E. Tek'in %88 maluliyet oranı yerine, %100 malul kaldığı belirtilerek hesaplama yapılmış olması da bir başka bozma nedenidir.
5- Lehine hüküm kurulan N. Tek bir destekten yoksunluk tazminatı isteminde bulunmamış, bu konuda bir davada açmamıştır. Şu durumda onun yönünden destekten yoksunluk zararı hesaplaması yapılması yanlıştır.
6- Olayın oluşuna göre elektrik hattının denetim ve bakımını yapmayan davalılardan TEK Genel Müdürlüğünün de zararın oluşumunda sorumluluğu bulunmaktadır. Şu durumda davalı Tek Genel Müdürlüğünün de sorumlu tutulması gerekirken onun yönünden davanın reddedilmiş olması bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2, 3, 4, 5 ve 6). Bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy