(2004 S. K. m. 89)
Dava: Davacı T. Yapı Kop. vekili Avukat C. Can tarafından, davalı Türkiye İş Bankası AŞ. ve İ. Tur. Ve Tic. AŞ. aleyhine 1/7/1999 gününde verilen dilekçe ile İİK. nun 89 maddesine göre borçlu olmadığının tespitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.11.2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Türkiye İş Bankası AŞ. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava İİK. nun 89. maddesinden kaynaklanan menfi tespit isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ve karar davalı Türkiye İş Bankası AŞ. tarafından temyiz edilmiştir. Davalı Türkiye İş Bankası AŞ.'nin diğer davalı aleyhine yürüttüğü icra takibi sırasında, davacıya İİK. nun 89/1 ve 2. maddeleri uyarınca gönderilen haciz ihbarlarına süresinde itiraz edilmeyerek kesinleşmesi üzerine eldeki bu dava açılarak davacının davalılara borçlu olmadığının tespiti istenmektedir.
İİK. nun 89/3 maddesinde bu nitelikte davanın açılabilmesi için 7 günlük hak düşürücü süre öngörülmüştür. Bu süre geçirildikten sonra açılacak menfi tespit davaları kabul edilemez. Davacı 22.5.1998 ve 10.7.1998 tarihli birinci ve ikinci haciz ihbarlarının yanlış adrese ve yetkisiz kişilere yapıldığı için geçersiz olduğunu ve bu ihbarlardan 30.6.1999 günü haberdar olduğunu bildirerek 1.7.1999 da menfi tespit davasını açmıştır. Ancak ne var ki söz konusu icra takip dosyasında davacının da kabul ettiği yeni adresinde ve görevlisinin huzurunda 10.6.1999 tarihinde fiili haciz işlemi gerçekleştirilmiştir.
Öyleyse davacı en geç bu tarihte hacizden haberdar olmuştur. Bu durumda önceki tebliğlerin geçersiz oldukları kabul edilse bile davacının haczi en geç 10.6.1999 tarihinde öğrendiği anlaşıldığından İİK. nun 89/3 maddesinde belirlenen 7 günlük hak düşürücü süreden sonra (1.7.1999) açılmış davanın süre yönünden reddine karar verilmelidir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy