(2709 S. K. m. 12, 17, 36) (4721 S. K. m. 24) (818 S. K. m. 49)
Davacılar Muammer Ç. tarafından, davalılar Münevvere Ö. ve Mehmet Ö. aleyhine 17.1.2000 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı Mehmet Ö. hakkında açılan davanın reddi, diğer davalı Münevvere Ö. hakkında açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.7.2001 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ile davalı Münevvere Ö. vekili Avukat Şemsettin Keser taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, karı-koca olan davalılar arasında görülen boşanma davasında davalılardan Mehmet Ö.'ın vekili olarak görev yaptığını, adı geçen davalının kendisine olan borcuna karşılık diğer davalının senet verdiğini, ancak daha sonra davalı Münevvere'in söz konusu senedin davalılar arasındaki boşanma ve senet iptali davalarından vazgeçme sözü verilerek ve zorla imzalattırıldığı iddiası ile şikayet etmesi ve diğer davalı Mehmet'in de gerçeğe aykırı beyanda bulunması üzerine Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını ve beraat ettiğini ileri sürerek davalılardan manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davalı Mehmet Ö. hakkındaki istemin reddine, diğer davalı Münevvere Ö. hakkındaki istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karar davacı ile davalılardan Münevvere Ö. tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu edilen şikayet dilekçesinde davalı Münevvere Ö., borçlanma senedini davacıya diğer davalı ve eşi olan Mehmet Ö. tarafından kendisi aleyhine açılan boşanma ve senet iptali davalarından vazgeçmesi amacıyla vekalet ücreti borcu olarak verdiğini ancak bunu kabul eden davacının davalılardan vazgeçmediğini ileri sürmüştür. Davalı Münevvere Ö.'ın davaya konu şikayet dilekçesini verdiği tarihte davalılar arasındaki boşanma davası derdesttir. Yaşamın olağan akışına göre davalının kendi aleyhine davalar açan kişinin vekalet ücretini ödemesi düşünülemez. Olağan yaşam kurallarına göre bu senedin davacıya davalardan vazgeçmesi amacıyla verildiği kabul edilmek gerekir. Bu maddi olgular gözönünde tutulduğunda davalının davacıyı şikayet etmesinde emareler bulunmaktadır. Bu nedenle hukuka aykırılıktan söz edilemez. Bu halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan karırın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalı Münevvere Ö.tan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 4.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy