(1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Davacılar Münire M. ve arkadaşları vekili Avukat S. Tepe tarafından, davalılar İlhan G. ve arkadaşları aleyhine 6.7.2000 gününde verilen dilekçe ile sahte vekaletnameye dayalı oluşturulan tapu kaydı nedeniyle uğranılan zararın tazmininin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davalılardan İlhan G. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın atiye bırakılmasına dair verilen 30.4.2001 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı İlhan G. vekili duruşmasız olarak incelenmesi de davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 30.4.2002 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı adına Avukat A. Kalınlı ile karşı taraftan davacılar adına Avukat U. Uğuz geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların ve davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, sahte vekâletnameye dayalı olarak oluşturulan tapu kaydı nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece, alınan raporlardan ikincisi esas alınarak dava kısmen kabul edilmiştir.
Davacıların ilk talebi tapu iptali ve tescil olup, yargılama sırasında bu istemlerini harcını da yatırarak tazminata dönüştürmüşlerdir. Bu yönde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davada çözümlenmesi gereken husus taşınmazın bedelinin tespitidir. Davacılar 15.12.2000 tarihli dilekçeleri ile taşınmazın 1.7.1996 veya zararın doğumunu öğrendikleri 29.5.2000 tarihindeki değerinin hüküm altına alınmasını istemişlerdir. Bu açıklama karşısında davalı lehine olan bedelle ilgili miktarın gözetilmesi gerekmektedir. Mahkemece, bu yön gözetilerek bilirkişiden seçenekli raporlar alınmıştır. Ne var ki, alınan iki ayrı rapor arasında önemli miktarlarda farklılık vardır. Bu farklı raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, ikinci alınan rapora dayanılarak hüküm kurulmuş olması yanlıştır. Uzman bilirkişilerden alınacak üçüncü bir raporla çelişkinin giderilmesi ve varılacak sonuca göre bir karar vermek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2 sayılı bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve davalı İ. Gökçay vekili için takdir olunan 250.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacılara, davacılar vekili için takdir olunan 250.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin de temyiz eden davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 07.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy