(1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı İ... Tekstil ve Konfeksiyoncular İhracatçılar Birliği Genel Sekreterliği vekili Avukat Aydın Coşar vd. tarafından, davalı Necati C. aleyhine 13.11.1998 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle 10 milyar lira manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 2 milyar lira manevi tazminatın tahsiline dair verilen 22.12.2000 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili Avukat Celal Ertugay, duruşmasız olarak incelemesi de davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 5.3.2002 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asıl Necati C. adına Avukat Celal Ertuğay ile karşı taraftan davacı adına Avukat Banu Coşar geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, davalının resmi makamlara gönderdiği 7.7.1998 tarihli yazı ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Davalı 5.10.1999 tarihli dilekçesinde davaya konu yazıdaki iddialarla ilgili olarak Dış Ticaret Müsteşarlığı kontrolörlüğünce soruşturma yapıldığını, temyize cevap dilekçesinde ise Başbakanlık tarafından yapılan soruşturma sonunda iddiaların bir kısmının gerçek olduğu bildirilerek gümrük kontrolörleri ve davacı İ.T.K.İ.B. görevlileri hakkında 1918 sayılı yasaya muhalefet suçundan yargılanmalarının istendiği belirtilmiştir. Dosyadaki kanıtlara göre, savunmada ileri sürülen konularda soruşturmalar yapıldığı hatta kamu davası da açıldığı anlaşılmıştır. Şu duruma göre, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için bu kanıtlarında toplanması gerekir. Ne varki yerel mahkemece Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Başbakanlık soruşturma raporları ile bu soruşturmalar sonunda açılan ceza davalarına dair dosyalar getirtilip incelenmemiştir. Eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verilmesi doğru değildir.
HUMK.nun 275. maddesi uyarınca "mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir; hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez."
Somut olay, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenebilir niteliktedir. O nedenle bilirkişi düşüncesine başvurulması, ve bilirkişiye ödenen ücretinde davalıya yükletilmesi maddeye açık aykırılık oluşturur.
Anılan yön gözetilmeden yazılı gerekçeyle verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına ve davalı vekili için takdir olunan 250.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacıya, davacı vekili için takdir olunan 250.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin de davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 5/3/2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy