(818 S. K. m. 41, 47, 49) (743 S. K. m. 4)
Dava: Davacı tarafından, davalı Mustafa ve arkadaşları aleyhine 4.02.1998 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle 1.500.000.000 lira manevi tazminat ve hükmün ilanının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın 1.000.000.000 liralık kısmının kabulüne ve hükmün ilanına dair verilen 17.11.2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Mustafa vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın giderilmesi ve verilen kararın ilanı istemine ilişkindir. Yerel mahkemece tazminat istemi kısmen kabul edilmiş, kararın hüküm kısmının davalı gazetede yayınına hükmedilmiştir. Karar davalılardan Mustafa tarafından temyiz edilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Kanunun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davalı Mustafa Eczacılar Odası temsilcisi olarak açıklamada bulunması, açıklamanın kısmen doğru olmasına rağmen beyanlarda özle-biçim arasındaki sınırın ve eleştiri sınırlarının aşırı ölçüde aşılmamış olması ve yukarıdaki ilkeler birlikte gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Somut olanın özelliği tarafların sıfatı yayındaki sözlerde birlikte değerlendirildiğinde daha alt düzeyde tazminata hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
b) Borçlar Kanununun 49. maddesinde hakimin tazminatın ödenmesi yerine diğer bir yaptırıma veya ilave bir yaptırımı öngören bir karar verebileceği gibi, saldırıyı kınayan bir hükümde kurabileceği öngörülmüştür. Medeni Kanunun 4. maddesine ise yasanın takdir hakkı tanıdığı durumlarda hakimin somut olaydaki olguları gözeterek hak ve adalete göre karar vereceğini düzenlemiştir.
Açıklanan şu düzenlemeye göre hakimin davaya konu olan uyuşmazlıkların çözümünde belirleyeceği yaptırımın türünü serbestçe takdir edebileceği ancak bu yaptırımın somut olay itibariyle hak ve adalete uygun olması gerektiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu edilen olayda mahkemece tazminata hükmedilmiş olması ile davalıların hukuka aykırı eylemlerinin sabit olduğu belirlenmiş, böylece hem hukuka aykırılığın saptanmış olması ve hem de davacı yararına tazminata hükmedilmekle davacının tatmin duygusu sağlanmış bulunmaktadır. Somut olayın özelliğine, haberin verilişinden bu yana uzunca bir sürenin geçmiş bulunmasına ve Borçlar Kanununun 49/2. maddesindeki ölçüler esas alındığında ayrıca yayına da karar verilmiş olması da uygun olmayıp, ayrı bir bozma nedeni yapılmıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 (a-b) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalı Mustafa diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy