(818 S. K. m. 49) (4721 S. K. m. 23, 24)
Dava: Davacı Ömer Yıldız vekili Avukat İbrahim Keskin tarafından, davalılar Simge Yayıncılık ve Dağıtım AŞ. ve Hasan Çakkalkurt aleyhine 28.1.2000 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle 3.000.000.000 lira manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile 500.000.000 lira manevi tazminatın tahsiline dair verilen 19.12.2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş ve karar davalılarca temyiz edilmiştir.
Posta gazetesinin 8.11.1999 günlü nüshasında Başkana bak başkana başlığı ile verilen haberde Maçka Belediye Başkanı olan davacı hakkında asılsız iddialara yer verilerek ve aşağılayıcı ifadeler kullanılarak kişilik haklarına zarar verildiği iddiasıyla manevi tazminat istenmiştir. Davalılar yayının içeriğinin doğru ve haberin hukuka uygun olduğunu savunmuşlar, mahkemece yayın ile davacının kişilik haklarına hukuka aykırı biçimde zarar verildiği gerekçesiyle manevi tazminat takdir edilmiştir.
Basının yansız ve özgür biçimde haber verme, bir düşünce ve görüşü tartışma, eleştirme, kamu oyunu aydınlatma gibi görev ve fonksiyonları vardır. Basının bu fonksiyonunu yerine getirebilmesi için ona bazı ayrıcalıklar tanınması gerekir. Kuşkusuz bu ayrıcalık ve özgürlük o meslek mensuplarına bir imtiyaz sağlamak için değil, toplum ve kamu yararı içindir. O halde bu özgürlüğün alanın kamu yararı ve insan haklarının oluşturduğu alanla doğru orantılı olarak artmalı, gereksiz sınırlama ve baskılardan kaçınmalıdır. Ancak tüm özgürlüklerde olduğu gibi basın özgürlüğü de kişi ve toplum yararı açısından sınırlıdır. Basın, haber verme fonksiyonunu yerine getirirken kullanacağı hakkın özel hukuk alanındaki sınırı, gerçeklik, kamu yararı ve toplumsal ilgi, güncellik, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık kuralları ile belirlenmiştir. Haber verme hakkı bu sınırlar içinde kaldığı sürece, davacının kişilik hakları zarar görse bile, hukuka uygundur.
Yukarıda sözü edilen sınırlayıcı ilkeler içerisinde dava konusu yayın değerlendirildiğinde; davacının belediye sınırları dışında yapmış olduğu inşaatın izinsiz ve ruhsatsız olduğu gerekçesiyle Bayındırlık İl Müdürlüğü kararı ile durdurulup mühürlendiği, bu durumu öğrenen davacının bu işleri gerçekleştiren memurlarla tartışıp evrakları alıp yırttığı ve bu nedenle de hakkında ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır. Yayının içeriği bu oluş şekline uygundur. Davacının olayın geçtiği ilçenin Belediye Başkanı olması da gözetildiğinde kullanılan ifade şekli olayın gösterdiği özelliklere uygun olup özle biçim arasındaki denge bozulmamıştır. Bu nedenle yayının hukuka uygun olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabul edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy