(818 S. K. m. 49) (743 S. K. m. 24, 24/A)
Dava: Davacı K. Ç. vekili Avukat E.T. tarafından, davalılar F.A. ve diğerleri aleyhine 21/1/2000 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeni ile 5 milyar manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/10/2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili Avukat S. K. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, yayın yoluyla kişilik hakkına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, kararı davalılar temyiz etmiştir.
Davaya konu edilen köşe yazısında; B
Holding A.Ş. tarafından satın alınan S
gıda şirketi ile bir şahıs arasındaki hukuki ihtilafın anlatıldığı ve yüksek mevkilerin manevi çocuğu K.Ç.'ün de bir nevi dokunulmazlığı olduğunu ve bu dokunulmazlığın fezlekenin mecliste oylanmasıyla falanda aşılır türden olmadığını anladım. Çünkü K. Ç.'e dava açmak neredeyse imkansız... Bu ülkede ne Ankara'da, ne de İstanbul'da bir savcının yüreği K.Ç.'e dava açmaya yetmez. K.'ın TÜSİAD'a sıkıysa atsınlar diyen dilinin ardındaki güç, işte böyle bir güçtür sözcüklerinin yazılı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı bahsedilen hukuki ihtilafa ilişkin davalarda şahsının taraf olmadığını, holding yönetim kurulu başkanı olduğunu, yayın ile bazı çevrelerce korunan, kayrılan ve yargı gücünün üstünde tutulan bir kişi olarak kamuoyuna tanıtıldığını ileri sürmüştür. Davalı ise köşe yazısında vukubulmuş olaylardan hareketle eleştiri ve yorum yapıldığını, eleştiri sınırının aşılmadığını savunmuştur.
Basının haber verme, bir düşünce ve görüşü tartışma, eleştirme kamuoyunu aydınlatma fonksiyonunu yerine getirirken kullanacağı hak; gerçeklik, kamu yararı, toplumsal ilgi, güncellik ve konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık kuralları ile sınırlıdır. Dosyadaki bilgi, belge ve açıklamalardan sağra şirketi ile bir şahıs arasında hukuki ihtilaf bulunduğu, davacının sağra şirketinin B. (AŞ.) tarafından satın alınmadığına ilişkin bir iddiasının bulunmadığı, bu nedenle hukuki ihtilafa dolaylı da olsa menfaati yönünden taraf bulunduğu, davalı yanın 3.5.2000 tarihli delil listesinde yer alan davacı hakkındaki suç duyurusunun akıbetine ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen hazırlık soruşturması bulunduğunun bildirildiği, davacının TÜSİAD üyeliğinden çıkarıldığı, yayındaki eleştiri ve yorumun belirtilen olaylara dayanılarak yapıldığı, gerçeklik, kamu yararı, toplumsal ilgi ve güncellik koşullarının yayında mevcut olduğu, öz ile biçim arasındaki dengenin bozulmadığı ve açıklanan nedenlerle yayının davacının kişilik hakkına saldırı oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Şu durum karşısında davanın reddedilmesi gerekirken yerel mahkemece davalının sorumluluğuna karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy