(818 S. K. m. 41, 55, 58)
Dava: Davacılar H. Soydan ve arkadaşları vekili Avukat İ. Gürses tarafından, davalılar TCDD Genel Müdürlüğü ile O. Bülbül aleyhine 24.10.1997 ve 11.10.2000 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazası sonucu desteğin ölümünden dolayı tazminat ve davalı-karşılık davacı TCDD Genel Müdürlüğü tarafından tren seferinin ertelenmesi nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davacı karşılık davalıların isteminin kısmen kabulüne, davalı-karşılık davalının isteminin aynen kabulüne dair verilen 7.12.2000 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı-karşılık davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25.9.2001 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı-karşı davacı vekili Avukat M. Enez geldi, karşı taraftan davacı ve karşı davalılar vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davalıya ait trenin çarpması sonucu davacıların desteği yaşamını yitirmiştir. Davacılar bu yüzden zarar gördüklerini belirterek, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Tazminatın kapsamı ile ilgili olarak hazırlanan ve mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda bilinmeyen döneme ait ücret artışı ve indirimi yıl yıl yapılmamış olduğundan gerçek zarar tam olarak belirlenemez.
O halde bilinmeyen döneme ait gerçek zararın ve hüküm altına alınacak tazminat miktarının belirlenmesi için, raporun düzenlendiği tarihte bilinen son gelir miktarı esas alınmalı ve her yılın toplam geliri %10 oranında arttırılmalı ve yine %10 oranında indirilmek suretiyle hesaplama yapılmalıdır.
Açıklanan bu yönteme uygun düşmeyen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması, tazminatın belirlenmesi ilkelerine uygun olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
3- Destekten yoksun kalan eşin yeniden evlenme şansının PMF yaşam tablosu, yaşı, çocuk sayısı birlikle değerlendirilerek, bilimsel yöntemle belirlenmesi gerekir. Yerel mahkemece, destekten yoksun kalan davacı eşin %7 oranında yeniden evlenme şansı bulunduğu varsayımına göre hazırlanan bilirkişi raporu benimsenerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2 ve 3) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı-karşı davacı yararına takdir edilen 97.500.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacı ve karşı davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25.9.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
BOZMANIN BİR KISMINA DEĞİŞİK GEREKÇE
Dava, tren kazası sonucu ölüm nedeniyle doğan zararın giderimine ilişkindir.
Kazanın hemzemin geçitte olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları işletmesi tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten tüzel kişiliğe sahip bir kamu kurumudur.
Anayasanın 125/son maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle sorumludur. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-b maddesinde, idari eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel haklan saldırıya uğrayanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Ana Statüsüne, Yüksek Planlama Kurulunun 27/4/1992 gün ve 92/T.29 sayılı kararıyla ilave edilen Ek 2. madde "Demiryolunun karayolu, köy yolu ve benzeri yollar ile yaptığı kesişmelerde demiryolu ana yol sayılır". Demiryolunda meydana gelen kazalarda Demiryolları Nizamname Hükümleri ve Borçlar Kanununun 41 ve 55, 58. maddeleri uygulanır.
Somut olayda zarar kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında doğmuştur. Davanın çözümünde idari yargı yeri görevlidir. Bu nedenle TCDD Genel Müdürlüğü aleyhine açılan dava hakkında idari yargı yerinde açılması gerekir gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu davalı hakkında da esasın incelenip karar verilmesini uygun bulmadığımdan TCDD Genel Müdürlüğü hakkındaki bozma kararının gerekçesine katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy