(2762 S. K. m. 27)
Dava: Davacı Ümit vekili tarafından, davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 19.3.1998 gününde verilen dilekçe ile taviz bedeli tespiti ve tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; tazminat isteğinin reddine, taviz bedeli tespiti talebinin kabulüne dair verilen 5.12.2000 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, taviz bedelinin tespiti ve tazminat isteğine ilişkindir. Tazminat isteğinin reddine taviz bedelinin talep gibi tespitine karar verilmiş olup karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, Hazineden ihale ile satın aldığı taşınmaz üzerindeki Vakıf şerhini kaldırmak üzere davacı Vakıf idaresine başvurduğunda, Vakıf idaresi yetkilileri, davacının Hazineden aldığı bu taşınmazın Vakıf malı olduğunu, kayıp kişilerden intikal ettiğinden Hazineye değil Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek taviz bedelini tahsil etmeyip Hazine aleyhine 2.5.1991 tarihinde tapu iptali davası açmıştır. Davanın retle sonuçlanması üzerine, davacı 1997 yılında tekrar taviz bedeli yatırmak için başvurmuş, bu kez yeni yürürlüğe giren yasa gereğince taviz bedeli belirlenmiştir. Davacı, ilk başvuru tarihine göre bedelin tespitini istemektedir.
Davalı Vakıflar İdaresi yetkilileri, mevcut delilleri gözeterek Hazine aleyhine tapu iptali davası açmıştır. Açtıkları dava nedeniyle kötü niyetli olduklarından söz edilemez. Yasal haklarını kullanmışlardır. Bu nedenle taşınmazla ilgili davanın sonradan yaptığı başvuruya göre taviz bedelinin belirlenmesi gerekirken, ilk başvuru tarihine göre belirlenmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04.06.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı dava konusu taşınmazı 5.3.1990 tarihinde ihale ile satın almış ve 26.4.1991 tarihinde davalı idareye başvurarak taviz bedelini ödemek istediğini bildirmiştir. Ancak davalı idare dava konusu yerle ilgili olarak İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 96/229 esas sayılı dosyadaki Hazine aleyhine tapu iptali ve tescil davası açıldığından bahisle taviz bedelini tahsil etmeyeceklerini bildirmiştir. Bu davanın reddedilip kesinleşmesinden sonra davacı tarafından yeniden taviz bedeli ödemek istediğinde bu kez 2762 sayılı yasanın 27. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca taşınmaz değerinin %50si olan 925.000.000 lirayı ödemesi istenmiştir. Davacı; dava konusu taşınmazı ihale ile satın aldığına göre, ihalenin kesinleştiği tarihte taşınmaz mülkiyeti davacıya geçmiştir. Davacı mülkiyetin kendisine geçmesinden sonra taviz bedelini ödemek üzere idareye başvurduğunu ve idarenin kabul etmemesi üzere taviz bedelinin ödenmediğinin anlaşılmasına göre, davacıdan sonrada yapılan yasal değişiklikle artan orandaki ve yine sonradan yapılan yeni değer tespitine göre taviz bedeli istenmesi M.K.nun 2. maddesine aykırıdır. Bu nedenle mahkeme kararının onanması gerektiği görüşündeyiz. 4.6.2001 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy