(818 S. K. m. 47)
Dava: Davacı Sadife Durmaz (kendisine asaleten, Semih Durmaza velayete vekili Avukat Olcay Akgün tarafından, davalı Babaeski Belediye Başkanlığı ve diğerleri aleyhine 8.1.1996- 26.5.1999-29.12.1997 tarihinde verilen dilekçeler ile desteğin belediye çöp kamyonunda çalışırken prese sıkışarak ölümünden kaynaklanan maddi ve kamyonunda çalışırken prese sıkışarak ölümünden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 7.11.2000 tarihli kararın Yargıtayda duruşmalı olarak tetkiki davalılardan Belediye Başkanlığı, Hamdiye Yarmaz, Hamdiye Alço, Gündüz Yatmaz ve Gülçin Yatmaz vekili Avukat Osman Gençtürk tarafından süresi içerisinde istenilmekle, daha önden belirlenen 17.4.2001 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten görüldü, görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici sebeplerle özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, desteğin belediye çöp kamyonunda çalışırken prese sıkışarak ölmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istek kısmen kabul edilmiş, karar davalılardan Babaeski Belediye Başkanlığı, Hamdiye Alço, (Yatmaz), Gündüz Yatmaz, Hamdiye Yatmaz (Ramazan kızı) ve Gülçin Yatmaz tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar 1996/25 esas s. açtıkları ilk davada; Belediye Başkanlığı, Belediye temizlik işleri sorumlusu Ali Yatmaz ve çöp kamyonunu imal eden firma yetkilisi Süleyman Yılmazı davalı göstermek suretiyle, fazlaya ait haklarını saklı tutarak maddi ve manevi tazminat istemişlerdir. Davalılardan Ali Yatmaz adına çıkarılan tebligat üzerine dava gününden önce öldüğü anlaşılmıştır. Bu sebeple davacılar 16.5.1997 havale günlü dilekçe ile Ali Yatmaz mirasçılarını davaya dahil etmişlerdir. Ancak söz konusu dilekçeden harç alınmamıştır.
Şu halde Ali Yatmaz mirasçıları aleyhine 1996/25 esas s. dava açısından açılmış usûlüne uygun bir dava olmadığından ve ölü kişi aleyhine dava da açılamayacağından aleyhlerine hüküm kurulamaz. Anılan yön gözetilmeden Ali Yatmaz mirasçıları Hamdiye Alço (Yatmaz), Gündüz Yatmaz, Hamdiye Yatmaz (Ramazan kızı) ve Gülçin Yatmaz aleyhine hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
3- Destek, belediyede memur kadrosunda çalışmaktadır. Emsallerinin aldığı ücret sorulup gerçek geliri belirlendikten sonra destekten yoksun kalınan tazminat miktarının hesaplanması gerekir.
Mahkemece bu yön gözetilmeden desteğin olay tarihindeki geliri asgari ücrete oranlanarak tesbit edilen gelir üzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
4- Davacılar ilk davada (1996/25 esas) uğradıkları manevi zarar miktarını belirtmişlerdir.
Daha sonra açılan ve birleşen 1998/3 esas ve 1999/173 esas s. davalarda yine manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Mahkemece 1996/25 ve 1998/3 esas s. davalarda davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmiş; 1999/173 esas s. davada ise manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereği manevi tazminat talebi reddedilmiştir.
Manevi zarar tek ve bölünmezdir. Davacıların üç davada da manevi tazminat istemeleri ve mahkemenin de Ali Yatmaz mirasçıları aleyhine iki davada manevi tazminata karar vermesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
5- Tazminatın kapsamı ile ilgili olarak hazırlanan ve mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda bilinmeyen döneme ilişkin ücret artışı ve indirimi yıl yıl yapılmamış olduğundan gerçek zarar tam olarak belirlenemez.
O durumda bilinmeyen döneme ilişkin gerçek zararın ve hüküm altına alınacak tazminat miktarının belirlenmesi için, raporun düzenlendiği tarihte bilinen son gelir miktarı esas alınmalı ve her yılın toplam geliri %10 oranında arttırılmalı ve yine %10 oranında indirilmek suretiyle hesaplama yapılmalıdır.
Açıklanan bu yönteme uygun düşmeyen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması, tazminatın belirlenmesi ilkelerine uygun olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın 2, 3, 4 ve 5 no.lu bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki sebeplerle reddine ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 17.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy