(1086 S. K. m. 74)
Davacı Hatun S. tarafından, davalılar Ahmet E. aleyhine 17.3.1995 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.12.2000 günlü kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Ahmet E. vekili Avukat Selahattin K. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne tebligat gideri verilmediğinden duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Dava trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Ceza davasında müdahil olmuş ve lehine 30 milyon lira manevi tazminata karar verilmiştir. Buna rağmen davacı eldeki bu davada da 1 milyar lira manevi tazminat istemiş, mahkemece 250 milyon lira manevi tazminata hükmedilmiştir.
Hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen ruhsal elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulacağının varlığı kabul edilen olgulardır. Bu nedenle manevi tazminat bölünemez, bundan dolayı da bir defada istenir. Bu hususun gözardı edilerek ikinci kez manevi tazminata karar verilmesi yanlıştır. Manevi tazminat isteğinin tümden reddedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3- Dava kısmen kabul, kısmen reddedilmiştir. Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğine göre, reddedilen kısım için Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi diğer bir bozma nedenidir.
4- Dava haksız eylemden kaynaklanmakta olup istek halinde olay tarihinden faize hükmedilebilir. Ne var ki, davacı dava dilekçesinde başlangıç tarihi belirtmeden faiz isteminde bulunmuştur. O halde dava tarihinden faize hükmedilmesi gerekirken olay tarihinden karar verilmiş olması HUMK. nun 74. maddesine aykırı olup, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Temyiz olunan kararın yukarıda 2, 3 ve 4 nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy