(743 S. K. m. 1)
Davacı Bira A. tarafından, davalı Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine 21.7.1999 gününde verilen dilekçe ile Tüllük Köyü İlkokulunda Mehmet Oğlu Mümin G. olarak 1949-1953 yuları arasında okuyan kişinin davacı olduğunun tesbitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.7.2000 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Milli Eğitim Bakanlığı adına Hazine Avukatı İrfan Ç. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, Tüllük Köyü İlkokulunda Mehmet Oğlu Mümin G. olarak 1949-1953 yılları arasında okuyan kişinin kendisi olduğunun tesbitini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Hukukumuzda genel anlamda tesbit davalarının varlığını düzenleyen yasa maddeleri mevcut olmamakla birlikte tesbit davalarının da dinlenebileceği uygulamada ve yerleşmiş yargı kararlarında kabul edilmiş bulunmaktadır. Tesbit davası bir hukuki ilişkinin tesbitine yöneliktir. Hukuki ilişkiden amaç, bir kişi ile diğer bir kişi veya eşya arasında somut bir olaydan kaynaklanan hukuki bir ilişkidir. Tesbit davası bir hukuki ilişkinin saptanmasına yönelik olmakla birlikte, talepte bulunanın bu isteminde hukuki yararı da olmalıdır. Ayrıca tesbit davası eda davasının öncüsü niteliğinde olması nedeniyle hukuki ilişkinin belli edilmesi, hukuki ve bağlayıcı bir sonuç doğurması bakımından da açılabilir.
Diğer davalarda olduğu gibi tesbit davasında da hukuki yarar bulunması zorunludur. Tesbit davası açılmasında hukuki yarar için ise; davacının hakkı veya hukuki durumu bir tehlike ile karşı karşıya bulunmalı, tehdit nedeniyle hakkının sağlanmasında duraksama meydana gelmeli veya tesbit isteyenin yararı zarar görecek nitelikte olmalı ve tesbit talebiyle bu tehdit ortadan kaldırılabilmelidir. Tesbit davasının açılabilmesi için diğer bir koşulda, henüz eda davasının açılabilme zamanı gelmemiş olmalıdır. Eğer o anda eda davası açılabilecekse tesbit davası açma olanağı kalmaz.
Dosyadaki delillere ve davacının iddiasına göre tesbit talebinin nedeni (hukuki yarar) açıklanmamıştır. Bir davanın açılabilmesi ve bir talepte bulunabilmesi için istek sahibinin hukuki yararının bulunması gerekir. Ayrıca yukarıda açıklandığı üzere eda davasının açılabileceği durumlarda tesbit davasının açılması uygun değildir. Mahkemece, öncelikle davacıya hukuki yaran açıklattırılmalıdır. Davacının yapacağı açıklamaya göre istemin adli yargıda dava konusu edilip edilemeyeceği ve yukarıdaki açıklamalar gözetilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Bu durum dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına 30.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy