(818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Davacı Y. Parlak vekili Avukat A. Kara tarafından, davalılar Y. Tanyel ve diğerleri aleyhine 18.11.1993 ve 28.9.2000 gününde verilen dilekçeler ile haksız eylem sonucu davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, davalı C. Çoban hakkındaki davanın reddine dair verilen 19.12.2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Y. Tanyel vekili ile davalı K. Tanyel vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde davacı ve davalıların birlikte balık tutmak için dereye gittiklerini ve patlayıcı maddeleri şişelere yerleştirip balıkları öldürmeye hazır hale getirdikleri sırada şişelerin patladığını ve davacının yaralandığını belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Yerel Mahkemece, ceza dosyasındaki davacıya 1/8, davalı Y. Tanyel'e 2/8, davalı K. Tanyel'e 5/8 kusur veren bilirkişi raporlarına itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı ve davalılar olay tarihinde iş ve düşünce birliği ile hareket etmek suretiyle aynı doğrultuda hareket edip eylemde bulunurken zararlandırıcı sonuç meydana gelmiştir. Bu eylemin meydana gelmesinde davalılar Y. Tanyel ve K. Tanyel'in o işin daha aktif bölümünü yapmaları, davacının sadece çamur taşıyarak eyleme katılması onun daha az kusurlu olduğu sonucunu doğurmaz. Taraflar aynı oranda kusurludur. Davacıya daha az kusur verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
3- Mahkemece yargılama sırasında davacının beden gücü kaybı oranın belirlenmesi için alınan raporda %40 oranında fonksiyon kaybına uğradığı belirlenmiş ve bu oran esas alınarak tazminata hükmedilmiştir. Ne vaki sözü edilen rapor hükme dayanak yapılacak nitelikte değildir. Belirtilen oranın hangi esaslara göre tespit edildiği açıklanmadığı gibi hangi yaş ve meslek grubuna dair baremlerin uygulandığı da gösterilmemiştir. Rapor bu hali ile denetime elverişli değildir. Yerel mahkemece, yeniden Sosyal Sigortalar Sağlık işleri Tüzüğüne uygun olarak bilirkişi raporu alınmalı ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan rapor alınmalıdır. Bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmiş olması diğer bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2 ve 3) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12.11.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Bir olaydan doğan zararlı sonuçta olaya katılanlar, katkıları nispetinde sorumlu olurlar. Davacının olaya katkısı dolgu malzemesi olarak kullanılan çamuru getirmekten ibarettir. Davalılar olayda daha aktif olduklarına ve ceza mahkemesince de değerlendirme bu şekilde yapıldığına göre yerel mahkemenin kusur derecelendirmesi uygun olmuştur. Bu nedenle dairemiz kararının 2. maddesindeki bozma sebebine katılamıyorum. 12/11/2001
Full & Egal Universal Law Academy