(2330 S.K. m.2,3)
Dava: Davacı Hasan Hüseyin Akın vekili Avukat Erol Karabacak tarafından, davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü aleyhine 21/06/1996 gününde verilen dilekçe ile Hopa İlçesinde asker olan davacının telsiz kullanırken telsiz anteninin davalı kuruma ait enerji nakil hatlarına çapması sonucu yaralanması sebebi ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/01/2001 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre öteki temyiz itirazları reddedilmelidir.
2 - Dava, olay tarihinde er olarak askerlik görevini yaparken taşıdığı telsizin anteninin yüksek gerilim hattına değmesi nedeniyle oluşan elektrik çarpmasından yaralanmasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava kısmen kabul edilmiş, davalı tarafından karar temyiz edilmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ile davacının 2330 Sayılı Yasadan yararlanıp tazminat aldığı doğrultusunda savunmada bulunmuştur. Gerçekten askeri tatbikat sırasında yaralanıp malul kalan davacı 2330 Sayılı Yasadan yararlanarak tazminat almış ise; bu tazminatı ödeyen mercii tarafından davalı aleyhine rücu ( dönme ) davası açabilecektir. İleride davalının aynı olaydan kaynaklanan tazminatı iki kez ödemek zorunda kalmaması ve bu yüzden birçok davanın açılmasının engellenmesi bakımından 2330 Sayılı Yasanının uygulanarak mağdurun tazminat almasının muhtemel olduğu hallerde mahkemelerin bunu araştırmaları gerekir.
Davalı kendisinin ileride rücu davasına muhatap olabileceğini de bildirerek bu yolda bir savunmada bulunduğuna göre mutlaka böyle bir tazminatın idarece ödenip-ödenmediğinin araştırılması; koşulları var ise eldeki davada bunun gözetilip tartışılması, mahkemenin gözardı edemeyeceği hususlardandır.
Mahkemece yapılacak iş davacıya 2330 Sayılı Yasa uyarınca herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığım araştırmak ve ödeme yapılmış ise eldeki tazminat davasında bunun etkisini tartışmak; gereğinde tazminatta indirim yapmak ya da dava miktarını aşan rücu edilebilir tazminat ödemesi saptanırsa davayı reddetmektedir. Mahkemece eksik araştırma ve inceleme sonucu verilen karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2 ) no'lu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/11/2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki bilgilere göre: Olay davacının askerlik görevini yaptığı birliğin planlı tatbikatı sırasında meydana gelmiştir.
2330 sayılı Nakti Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un iki ve üçüncü maddelerine dikkat edildiğinde, bir askerin yaralanması nedeniyle ödeme yapılması veya aylık bağlanması için yaralanan kişinin asker olması tek başına yeterli şart olmayıp, yaptığı görevin de "iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında görevlendirilmiş olması" da gerekmektedir. Davacının böyle bir görevlendirilmesi bulunmadığından, birliğinin programındaki faaliyeti sırasında bir kaza meydana geldiğinden 2330 sayılı kanunun uygulanması şartları bulunmamaktadır. Bu nedenle bir araştırmaya gerek bulunmadığını düşündüğümden bozma kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy