(2709 S. K. m. 28) (4721 S. K. m. 24, 24/A) (818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı ... Dağıtım AŞ ve ... Yayıncılık AŞ vekili tarafından, davalı ... Televizyon Hizmetleri AŞ aleyhine 27.10.1999 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı 50 milyar lira manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin kısmen kabulü ile 6 milyar lira manevi tazminat alınmasına dair verilen 7.9.2000 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi taraf avukatlarınca istenilmiş ise de davacılar vekili ile davalı vekili 13.2.2001 günlü dilekçe ile duruşma istemlerinden vazgeçmiş olduklarından dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine ve süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan tazminat istemine ilişkinidir. Davacılar, davalıya ait televizyon kanalının 11.10.1999 günü saat 13.00 de yayımlanan Gazeteniz ... satış rekorları kırıp, zirveye yerleşince, ... ve ... Grubunun başlattığı karalama ve engelleme çabaları sürüyor... ın dağıtımını ve satışını engellemeye çalışan bu grupların dağıtım şirketleri bu gün de amaçlarına ulaşamadılar ... a baskı sürüyor ... gazetesi tüm engellemelere rağmen bugün yine okuyucusuna ulaştı ... Bu gün yine halkın haber alma özgürlüğünü ve Türkiye'nin haber alma özgürlüğünü Ben istersem yaşarsın tehdidiyle engellemeye çalıştılar ... BBD ... ın dağıtım şirketi ... Serbest rekabet kulvarında ... yenemeyen ve bazı karanlık oyunlara girişenlere ... Halkın gazetesini durdurma çabası ... Tüm tehditlere ve şantajlara rağmen ... a ait BBD ile ... e ait ... sat dağıtım şirketleri bayilere ... ı satmayın talimatı veriyor. Daha önce Akşam, Güneş ve Vatan gazetelerine yapılan bu sabıkalı operasyonu tekrar etmek istiyor ama başaramıyor ... Bu arada bu sabıkalı operasyon ... şeklindeki; saat 17.00 de yayımlanıp saat 18.00 ve 19.00 da tekrarlanan Gazeteniz Star satış rekorları kırıp, zirveye yerleşince, Hürriyet ve Sabah Grubunun başlattığı karalama ve engelleme çabaları sürüyor. Starın dağıtımını ve satışını engellemeye çalışan bu grupların dağıtım şirketleri bu gün de amaçlarına ulaşamadılar ... Stara baskı sürüyor ... Star gazetesi tüm engellemelere rağmen bugün yine okuyucusuna ulaştı ... biçimindeki yayınlar ile aynı gün yayımlanan Flaş Haber bülteninde Gazeteniz Star satış rekorları kırıp, 1 milyon 200 bin rakamına ulaşınca, Hürriyet ve Sabah grubu karalama kampanyası başlattı. Ancak saldırılarla yükselen yine Star olunca, sabıkalı kartel operasyonu başlattı. Star'ın dağıtımını ve satışını engellemeye çalıştılar. Büyün karanlık oyunlara rağmen ... Starı durdurma çabası ... Gazeteniz Star satış rekorları kırıp, 1 milyon 200 bin rakamına ulaşınca, önce yetişmek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Önünü kesmek için eskiden parayla sattıkları ellerindeki bütün çanak ve promosyon malzemelerini, sırf yükselmeyi durdurmak için bedava dağıttılar ... Gazeteniz Star rakiplerini iki misli geçti. Ne yapsalar yetmedi. Bazı gazeteler fiyatlarını 25 bin liraya kadar indirip gofret dağıttılar ... Tabak çanak değil artık yeter ... Serbest rekabet kulvarında Starı yenemeyenler bu kez bazı karanlık oyunlara giriştiler ... Starı karalamaya çalıştılar. Bütün bu ucuz ve karanlık saldırılara Star gazetesi ... bu defa o sabıkalı kartel operasyonu başlattılar ... gazeteniz Starın dağıtımını ve satışını engellemeye çalıştılar ... Star, kartelin tekelini kırarak ... Sabıkalı operasyon ben istersem yaşarsın ... bütün engellemelere ve karanlık oyunlara rağmen ... Türkiye'nin en çok okunan gazetesi Starın satışı dün BBD tarafından engellenmeye çalışıldı ... Türkiye'nin en çok satan gazetesi olan Star bugün şantaj yoluyla susturulmak istendi. BBD bugüne Star gazetesinin satışını engellemeye çalıştı ... olarak kendilerine ulaşan gazeteleri satmak durumunda olan büfe sahiplerine yapılan bu baskılar ... Star gazetesinin engellenmeye çalışılmasına ... şeklindeki gerçek dışı yayıla kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu, ticari itibarının ihlal edildiğini belirterek her yayın için ayrı ayrı olmak üzere her davacı için ayrı ayrı 5 milyar lira manevi tazminat ve hükmün ilanına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı ise, dava konusu yayının gerçekleri ifade ettiğini, davacıların kişilik haklarına saldırı bulunmadığını, davacıların davranış ve beyanları ile basın özgürlüğünü kısıtlayıp yok etmeye çalıştıklarını, kendi eylemleriyle sebep oldukları yayınlara katlanmak durumunda olduklarını, gazete satışını davacıların engellemesinin toplumun ilgisini çektiğini, yayında hukuka uygunluk nedenlerinin bulunduğunu, nesnel ölçüler içinde ve düşünce açıklama kapsamında eleştiri yapıldığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece istem kısmen kabul edilmiştir. Karar davacılar ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, Star gazetesinin dağıtımının davacıların ortağı olduğu dağıtım şirketi tarafından gerçekleştirildiği, adı geçen gazetenin bayilere birtakım vaatlerde bulunması üzerine dağıtım şirketi tarafından gazetenin bayilere dağıtmadığı, bayilere Star gazetesi satmaları halinde bayiliklerinin iptal edileceğinin bildirildiği, bazı bayilerin ticari baskı nedeniyle Star gazetesini satmaktan kaçındıkları, bazı gazete bayilerinin anılan gazeteyi satmaları nedeniyle bayiliklerinin iptal edildiğini bildirdikleri, bu durumun çeşitli illerde noterler tarafından düzenlenen tutanaklarla belirlendiği, bu biçimde gelişen olayların kamuoyuna duyurulması amacıyla yukarıya alınan yayının yapıldığı anlaşılmaktadır.
Basın özgürlüğünün amacı, kamuyu ilgilendiren konularda gerçeğe uygun haber vermeyi sağlamaktır. Basının görevi, genel yararları ilgilendiren konularda olayları doğru ve objektif olarak yansıtmak, çeşitli sorunlarda kamuoyunu düşünmeye sevk edecek biçimde tartışmalar açmak, halkı toplumsal oluşumlar üzerinde doğru ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, içinde yaşadığı toplumun ve tüm insanlığın sorunları hakkında bilinçlendirmektir. Basın, halka ulaştırılmasında kamu yararı bulunan haberleri zamanda ve haberin gerektirdiği ayrıntılarla ve doğru olarak toplayıp topluma ulaştırdığında kamuoyunun serbestçe oluşumunu sağalar, kamu görevi niteliğindeki fonksiyonunu yerine getirmiş olur. Ancak basın özgürlüğü ve bu özgürlüğün getirdiği ayrıcalıklar sınırsız değildir.
Anayasanın 28. maddesinde düzenlenen basın özgürlüğünün özel hukuk alanındaki sınırı Medeni Yasanın 24 ve Borçlar Yasasının 49. maddelerinde anlamını bulan kişilik haklarının korunmasına ilişkin düzenlemelerdir. Borçlar Yasasının 49. maddesi gereğince, kişilik hakkı hukuka aykırı bir biçimde saldırıya uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para isteyebilir. Anılan maddeye göre manevi tazminat istenilebilmesi için; yayımlanan olay açıklaması ya da eleştirinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması, bu saldırının manevi bir zarar doğurması, kişilik haklarına saldırı ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulabilmesi ve yayında hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması gerekir. Hukuka uygunluk nedenleri veya hukuka aykırılığı ortadan kaldıran nedenler; gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve toplumsal ilgi, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılıktır. Yayımlanmasında kamu yararı bulunan gerçek ve güncel bir haberin ya da eleştirinin özle biçim arasında denge kurularak verilmesi durumunda hukuka aykırılık ortadan kalkar ve artık basının sorumlu tutulamaz.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, davacıların ortağı olduğu dağıtım şirketinin Star gazetesinin dağıtımını yapmaktan vazgeçtiği, anılan gazetenin kendi olanakları ile dağıtım yapmaya başladığı, gazetenin bayilere ulaşmasına ve bayiler tarafından satılmasına dağıtım şirketinin engel olduğu, bu durumun okuyucuya duyurulması amacıyla yapılan yayının eldeki bu davaya konu edildiği anlaşılmaktadır. Haber konusunu oluşturan, bir gazetenin dağıtım ve satışının engellenmesi olgusunun gerçeğe uygun bulunduğu çeşitli illerde düzenlenen noter tutanaklarıyla doğrulanmaktadır. Böylesine güncel bir konunun davalı yayın kuruluşu tarafından ele alınıp yayımlanmasında kamu yararı bulunmaktadır. Yayın konusu olayın özelliği itibariyle haberin veriliş biçiminde şekle uygunluk ilkesine aykırılık yoktur. Özle biçim arasında denge kurularak yapılan yayının özünde basının yüklendiği görevi açısından amacına ulaştığı, konu ele alınıp açıklanırken kullanılan sözcüklerin ele alınan konunun gereği olması nedeniyle amaç bakımından olduğu kadar araç bakımından da aşırılıktan söz edilemeyeceği ve davaya konu edilen yayında hukuka aykırılık unsurunun gerçekleşmediği sonucuna varılmalı, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmamalıdır. Her yayının başlı başına ayrı bir saldırı teşkil ettiği ileri sürülerek istemde bulunulduğu gözetildiğinde, yerel mahkemece bazı yayınların konusu kalmadığından söz edilerek istemin reddedilmiş olması doğru değil ise de tazminat hükmedilen yayında hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmediğinden istemin tümden reddine karar verilmek gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre davacıların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.02.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Anayasal bir hak olan basın özgürlüğü sınırsız olmayıp özel hukuk alanındaki sınırı MK. nun 24 ve BK.nun 49. maddeleridir. Haber verilirken veya eleştiri yapılırken konu ile ifade arasında düşünsel bir bağ olmalı, ,öz ile biçim arasında bir denge bulunmalıdır. Yazıda; küçültücü, suçlayıcı, incitici sözlerden kaçınılmalı, ilgili şahsı töhmet altında bırakan ifadeler kullanılmamalıdır. Konuyla yakın ilgisi olmayan yersiz ve gereksiz sözler yazıda yer almamalıdır.
Dosya kapsamına göre, davacıların ortak olduğu dağıtım şirketleri tarafından gazetelerin dağıtımı yapılırken, davalı tarafından gazete bayilerine gönderilen yazıda, kendi gazetelerinin daha çok satılması halinde prim verileceği, telefon kartı satış veya seri ilanlar acentesi olabilecekleri, çok değerli armağanları kazanabilecekleri belirtilmiştir. Bunun üzerine dağıtım şirketleri tarafından Star Gazetesinin dağıtımı yapılmamış ve olay günü davalının sahibi olduğu televizyon kanalında yapılan yayınlarda; Hürriyet ve Sabah Grubu karalama kampanyası başlattı. Ancak saldırılarla yükselen yine Star olunca, sabıkalı kartel operasyonu başlattı. Bütün karanlık oyunlara rağmen dün 450.000 Star Gazetesi okuyucularıyla buluştu. Serbest rekabet kulvarında .....ı yenemeyenler bu kez bazı karanlık oyunlara giriştiler. Starı karalamaya çalıştılar. Bütün bu ucuz ve karanlık saldırılara Star Gazetesi bir cevap vermedi. Star bugün şantaj yoluyla susturulmak istendi. Şantajla engellenmeye çalışıldı. Stara baskı sürüyor. Sabıkalı operasyon Hürriyet ve Sabah Grubunun başlattığı karalama ve engelleme çabaları sürüyor. Stara baskı sürüyor. Haber alma, yayınlama özgürlüğünü ben istersem yaşarsın tehdidiyle engellemeye çalıştılar. Starı yenemeyen ve bazı karanlık oyunlara girişenlere gereken cevabı halk verdi. Tüm tehditlere ve şantajlara rağmen gazeteniz Star yine Türkiye'nin tercihi oldu. Sabıkalı operasyonu tekrar etmek istiyor ama başaramıyorlar denmiş, bu sözler günün değişik saatlerinde tekrarlanmıştır.
Bu sözlerle haber verme ve eleştiri sınırları aşılarak kişilik haklarına saldırıda bulunulmuştur. Haberin verilmesinde kamu yararı varsa da, haberin veriliş biçiminde özle biçim arasındaki denge bozulmuştur. Kullanılan sözcükler, konunun gereği kullanılması zorunlu olmayan, amaç bakımından olduğu kadar araç yönünden de aşırıya kaçan gereksiz sözcüklerdir. Bu nedenle hukuka aykırılık mevcut olup, taraflar arasındaki konuyla ilgili davranışlar da dikkate alınarak BK.nun 44. maddesi uyarınca indirim de yapılmak suretiyle her bir davada manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden çoğunluk görüşüne katılamıyorum.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy