(818 S. K. m. 41) (3194 S. K. m. 18) (1086 S. K. m. 1, 7)
Davacılar A.Ç. ve diğerleri vekili Avukat A.Ö. tarafından, davalı Kadıköy Belediye Başkanlığı aleyhine 14.11.2000 gününde verilen dilekçe ile davacılara ait dükkanın davalı belediyece yıkılması nedeniyle uğranılan zararın ödettirilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava idari yargı yerinde görüleceğinden dava dilekçesinin bu nedenle reddine dair verilen 13.2.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor İle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davacılara ait dükkanın davalı Belediye tarafından yıkılması nedeniyle uğranılan zararın ödettirilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik karan verilmiş, karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar daha önce tapuları içinde kalan ve davaya konu dükkanın davalı Belediyece 3194 sayılı imar Kanununun 18. maddesi gereğince imar uygulamasına tabi tutulduğunu ve bu uygulama sonucu bir kısmının yola isabet ettiğini ve davalı belediyece usulsüz olarak yıkıldığını iddia etmişlerdir.
Belediyeler imar kanunun gereği imar sınırları içinde kalan, binalı, binasız arsa ve arazilerin planlarının mevzuata çevre koşullarına uygun biçimde oluşmasını sağlamak üzere maliklerin ve diğer hak sahiplerinin olurunu almadan birbirlerine veya yol fazlası ile kamu kurumlarına ve belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden ada ve parsellere ayırmaya paylı veya bağımsız olarak hak sahiplerine dağıtmaya, resen tescil işlemlerini yaptırmaya yetkilidir. Ancak başka parsellerde kalan yapı ve tesislerin bedeli yapı ve tesis sahibine ödenmelidir. Yapılan uygulama ile davacılar yerin mülkiyet hakkını kaybetti iseler de bina üzerindeki hakları devam etmektedir.
Somut olayda davalının bu yasal düzenlemeye uymadan el attığı iddia edildiğine göre bu durumda davalının eyleminin haksız eylem niteliğinde olacağı ve adli yargı yerinde davanın görüleceği açıktır. Şu durumda mahkemece yapılacak iş taşınmaza ait tapu ve imar uygulamasına ilişkin belgeleri getirtip işin esasını incelemekten ibaret olup, eksik inceleme ile davanın idari yargıda görüleceğinden görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmeyeceğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.12.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
İmar Kanunu gereğince düzenleme yapmak ve yapılmış bu düzenleme gereği muhafazası gerekmeyen yapıyı yıkmak görevi davalı idarenin görevlerindendir. Görevin idari usul ve gereklere göre yapılıp yapılmadığının takdir yeri idari yargıdır. Bu bakımdan yerel mahkemenin kararının doğru olduğunu düşündüğümden bozma kararına katılamıyorum.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy