(818 S. K. m. 55)
Davacı Türk Telekomünikasyon A.Ş vekili Avukat G. Kavasoğlu tarafından, davalı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü aleyhine 30.7.1999 gününde verilen dilekçe ile dava dışı B. İnşaat Ltd. Şti. tarafından ihale ile davalı Genel Müdürlükten alınan içme suyu inşaatı çalışmaları sırasında yer altı kablolarına verilen zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.6.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle tazminat davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesi ile dava dışı şirket tarafından ihale ile davalı genel müdürlükten alınan içme suyu inşaatı çalışmaları sırasında davacıya ait yer altı kablolarına verilen zararın tazmini için dava dışı şirket ve ortaklan aleyhine açmış oldukları davanın halen devam etmekte olduğunu, işveren olarak davalının da sorumlu olduğunu, tekerrüre mahal vermemek üzere uğranılan zararın olay tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı taraf, sorumlulukları bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davalının işveren olduğu ve BK. 55. maddesi uyarınca sorumlu olduğu gerekçesi ile istemin kabulüne karar verilmiştir. Bu karar taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalının temyizine gelince, davacı, tesiste meydana gelen zararı istemiş, davalı savunmasında haksız eylemin kendisi tarafından meydana getirilmediğini, işi yüklenici firmanın yaptığını ileri sürmüştür. Haksız eylem sorumluluğunun kabul edilebilmesi için eylemin bizzat sorumlu kişi tarafından meydana getirilmesi gerekir. Davalının savunmasına göre işin yükleniciye bırakıldığı, yüklenici ile davalı arasında eser sözleşmesi bulunduğu ve yükleniciye ihale edildiği anlaşıldığına göre meydana gelen zarar ile davalının eylemi arasında illiyet bağı yoktur. Davanın bu nedenle reddi gerekirken bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve davalı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünden peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy