(2577 S. K. m. 2) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı Cengiz Canpolat vekili Avukat Ahmet Canpolat tarafından, davalı Baltaşı Belediye Başkanlığı aleyhine 12.3.2001 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 5.6.2001 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı belediyede memur olarak çalışan davacının, ödenmeyen 2000 Yılı 7 ila 12. aylar maaşlarının tahsili istemiyle icra yoluna başvurulmuş ve itiraz üzerine de takip durdurulmuştur. Davacı, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur.
Mahkemece : Asıl alacak yönünden dava kabul edilmiş, icra inkar tazminatı ve ticari faiz istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Öncelikle uyuşmazlığın hangi yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği üzerinde durulmak gerekir. Davacının, davalı belediyede memur kadrosunda çalıştığı çekişmesizdir. Aralarındaki ilişkinin başlangıcı, kapsamı ve sınırı ise yasa ile belirlenmiştir. Bu anlamda, bir hizmet ilişkisinin dışında ve ötesinde bağımlılık ( tabiyet ) söz konusudur. Maaşların ödenmesi davacı bakımından bir hak olduğu gibi ; davalı belediye açısından ise bir borçtan öte görev, niteliğindedir. Diğer yandan, davalı belediye bir kamu kurumu olup ; işlemlerinin, kural olarak kamu hizmeti niteliğini taşıdığı da, tartışma dışıdır. Çalışanlarının maaşlarının ödenmesi görevi bir kamusal işlem olduğu gibi, ödenmemesi de hizmete ilişkin bir yükümlülüğünün yerine getirilip-getirilmemesi ile ilgilidir. Bu anlamda, dava dilekçesinde dile getirilen: "...Belediyeye her ay İller Bankası'ndan düzenli bir şekilde ödenek gelmesine rağmen belediyede kadrolu memur olarak çalışan personele ödenmeyip, lüzumsuz giderlere harcandığı..." savı dahi, davalı idarenin takdirine ilişkindir. Yargı yolu ayrımı bakımından: Kamu gücü ve kamu hizmeti ölçütü göz önünde tutulduğunda, salt idari bir işlemin yargılama konusu edildiği anlaşılmaktadır. Bu tür uyuşmazlıkların ise İdari Yargı yerinde çözümleneceği 2577 sayılı Yasanın 2. maddesinde düzenleme altına alınmıştır. Yerel mahkemece; idari yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi yerine, işin esasının incelenmesi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 15.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy